İyi Oluş

Hamilelikte kabızlık

Hamilelikte kabızlık nasıl giderilir?

by

Anne adayı ilk hamile olduğunu öğrendiğinde yaşadığı heyecan, mutluluk, şaşkınlık sonra yerini yavaş yavaş başka gerçeklere bırakmaya başlıyor… Bu ilk aylar bazı anne adayları için çok rahat yaşanırken, bazı anne ayları daha fazla zorlanıyor. Değişen hormon seviyelerinin yarattığı bulantılar, kusmalar, aşırı uyku, yorgunluk, duygusal değişimler, halsizlik, kokulara aşırı duyarlılık gibi birbirinden farklı semptomlar ile başa çıkmaya çalışılıyor. Tabi ki bu saydıklarımı bazı hamileler yaşıyor. Ama hamilelikte ortak bir sıkıntı var; Hamilelikte kabızlık .

Gebeliğin ilk aylarında değişen hormonlar, alınan vitaminler, demir ilaçları gibi çeşitli nedenler Hamilelikte kabızlık ‘a  sebep olabiliyor. İlerleyen aylarda bir de bebeğin büyümesinden dolayı bağırsaklara baskı da ekleniyor. Bu durum, bir çok hamile için gerçekten rahatsız edici oluyor. Kimi daha yoğun bu rahatsızlığı yaşarken, kimi daha hafif atlatıyor. Ama yaşamayan hamile yok derecek kadar az.

Büyük Çantalar

Büyük Çantalar Buraya

by

Nereye baksam herkesin elinde kolunda bu büyük  bavulumsu çantalardan var, bundan önce tüm markalar minimal çantalarla vitrinlerini dolduruyordu, şimdi ise, işler tam tersine döndü.
Büyük Çanta Modası ; dışardan bakıldığında bazıları biraz hantal ve kaba gözükse de, doğru kombini yaparsanız kullanımı ve kombinlemesi inanın çok kolay. Ben genelde büyük çantalar kullandığım zaman dar bir elbise ya da üstüme giydiğim body’lerin dar olmasını tercih ediyorum, çünkü hem üstümüz oversize olup hem de çantalar büyük olunca açıkçası görüntü olarak pek güzel gözükmüyor, ama tabiiki tercih sizin.
Eğer ilk taktığınızda, aynaya bakarken sizi görüntüsü rahatsız ediyorsa sakın almayın, çünkü sonrasında alışılmıyor bence bu tarz çantalara. Severseniz direk seviyorsunuz.

Evde Kefir Yapımı

Evde Kefir Yapımı ve Faydaları

by

Kefir;  “Keçi, koyun ya da inek sütü ile özel bir maya mantarını kullanılarak hazırlanan ayran tadında içecek”. Kefir için bir başka yanılgı da ekşiliği. Bir çok kişi ekşi diyor kefire ama bu biraz da sizin mayalama sürenizle alakalı. Kefir, karnabahar görünümdeki taneleri süte katmak ile sütün mayalanması ile oluşur. Gerçekten benim için yoğurt yapmaktan çok daha kolay ve zahmetsiz bir iştir. 
Özellikle hamile ve çocuklarda çok faydalıdır. Kefir bebeklere de öneriliyor. Süt ve süt ürünleri alerjiktir ama kefiri süt ürününe alerjisi olan biri de güvenle kullanılabilir. Alerjiye laktoz neden oluyor. Kefir sütteki laktozu yiyor. Bu sebeple de alerjik reaksyon oluşturmuyor. Hamilelere de çok öneriliyor çünkü aynı oranda yoğurta göre çok daha fazla kalsiyum içeriyor.

İçeriğindeki bakteriler sayesinde hamilelikteki bağırsak tembelliği gibi sıkıntıları ortadan kaldırıyor. Bu konuda sıkıntı yaşamadan bir hamilelik geçirmek istiyorsanız kefiri öneriyorum…

Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı

by

Günümüzde bunların nimetlerinden yararlanmayan kimse yoktur herhalde. Hatta öyle ki; çağımızın çocuk oyuncaklarının yerini tabletler aldı sanırım. Her şeyimiz teknolojiyle bağlantılı. Herhangi bir teknolojik enstrümanımızdan biri, bir kesintiye uğradığında hepimiz sinirleniyor ve sudan çıkmış balık gibi oluyoruz. Peki, hiç bunların bize olan zararını düşünüyor musunuz? Zarar derken fiziksel olarak zararından söz etmiyorum. Bizdeki yarattığı manevi, içsel zarardan…Hepimiz Teknoloji Bağımlısıyız. Teknolojinin yararı tartışılamaz ama bize verdiği zararı farkında değiliz. Farkındayım diyen de kendine yalan söylüyordur bence ya da bu yazımı okuyan içinden gülerek “sen sanki benden farklısın” diyordur. Bu görüşümü kendimi de bu gruba dahil ederek söylüyorum zaten. Günümüzde yaşayan çocuk, büyük herkes buna dahil.
Bize  sunduğu  yararları sonsuz, bu tartışılmaz bir gerçek. Ama insanların doyumsuzluğu ve hep daha fazlasını isteme hırsı işin içine girince burada zararları açığa çıkıyor. Ne zamandır bu konuda düşünüyorum “ Biz  insanlar nasıl bu noktaya geldik?” “Bizleri bu kadar bağımlı olmak rahatsız etmiyor mu? “ Ya da “İletişim araçlarının bizleri asabi yaptığını farkında mıyız?”

Asma Bahçeleri

Asma Bahçeleri

by

Evrene evim diyebilecek misin?
Ayaklarına sor, yüreğinde cesaret varsa,
Cevabı duyarsın.
İç, dış olmuş. Zan öyle ki; kıyamet ha koptu ha kopacak. Halbuki yerin altı milyon yıldır kaynıyor.
Ne büyük zannederiz kendimizi!
Gecenin gülen martıları alacakaranlığın sessiz yarasalarına sormuş… Belki de bir tek balinalar şahit bu konuşmalara.
Dalga boyları aşıyor, boyumuzdan ileri.
Önce yerleri, sonra gökleri, sonra merak içinde tüm evreni.
Boydan boya bir çocukluk kitabında görmüştüm, yemyeşil Babil’in Asma Bahçeleri…

Serinleten İçecekler

Serinleten Yaz İçecekleri

by

Büyük bir özlemle beklediğimiz yaz mevsimi sonunda geldi! Temmuz ayının son günleri itibariyle kavrulmaya başladık bile diyebiliriz. Kimimiz kendinini tatil beldelerinde denize ve güneşe teslim etti, kimimiz de maalesef ki güneşin asfaltla kavga ettiği bu aylarda büyük şehirlerde bulunmak zorunda. Sıcak havadan bunaldığımızda ise nerde olursak olalım aradığımız şeylerin başında şöyle serin bir içecek geliyor!

İşte sizlere tam da bu anlarda hem malzemelerini kolayca temin edebileceğiniz hem de hızlıca hazırlayabileceğiniz Yaz İçecekleri tarifleri…

Kanadı Kırık Kuşlar

Kitap: ” Kanadı Kırık Kuşlar “

by

Kanadı Kırık Kuşlar

Bazı kitapların hafızanızda bıraktığı izler,  hissettikleriniz  tarifsizdir. Kitabı başından sonuna kadar yaşayarak okursunuz hatta yaşamak bir tarafa uzun bir süre etkisinde kalırsınız. Bunlardan biri “Kanadı Kırık Kuşlar”.

Kitap okumayı sevmeseniz de, emin  olun  bir  solukta okuyabileceğiniz,  içinde her şeyi barındıran bir roman. Çocukluktan ölüme kadar birbirlerini yormadan seven bir çiftin gerçek aşk hikayesine, hem Türk tarihine hem de Dünya tarihine, bir ailenin hayatta durma çabasına, isyanlara  ve  son dönemlerde hepimizin eksikliğini hissettiğimiz Atatürk sevgisine… Kısacası herşeye dokunuyor.
1930 yıllardan başlayan ve günümüze kadar gelen 4 kuşağın hayat öyküsü… Başarılı bir doktorun  Alman rejiminden kaçışı (mecburi) ve Türkiye ile yollarının kesişmesi. Türkiye’nin savaş yaralarını sarmaya çalışırken dimdik ayakta durmaya çabaları.  Kendi  mücadelesiyle uğraşırken bir çok insana vatan olarak kucak açışı. Parası olmayan bir ülkenin bilimsel olarak kendini geliştirmek için üniversiteler kurma çabası ve Ankara’nın nasıl inşa oluşu. Tabii  kalbe en güzel noktada dokunan iki ayrı kültüre sahip çocukların beraber büyümesi. Farkında olmadan sevgilerini de içinde büyütmeleri ama hissettiklerini  dile getirememeleri  ve bir isyanın onların aşkına tercüman olmasıyla bir ömür süren aşk hikayesi. Bu aşka en yakın şahit olan herkesin sonsuz saygısını kazanan madam. Farklı yerlere giden hayatlar.  İhtilaller,  isyanlar,  hükümetler ve yeni bir hayatın başlangıcı. Bu yeni  başlangıcın meyvesi bir kız. Onun hayata  tutunması  ve kalbinde sevgiden başka hiç bir şeye sahip olmayan bir çiftin  torunları Esra’nın yaralarını sararak büyütmeleri. Tabii ki dört kuşağın da Atatürk’e olan hayranlığı ve sevgisi…

Güneş Kremi

Evde Yapabileceğiniz Organik Güneş Kremi

by

Güneş kremlerinde de günlük kremlerde olduğu gibi bir çok zararlı madde var. Mesela Güneş yağlarının içinde paraben bulunmaktadır. Paraben vücuda girdiğinde östrojen hormonunu taklit ediyor ve vücudun hormon dengesini direk etkiliyor. Ayrıca yapılan araştırmalarda paraben vücuda girdiği zaman hücrelere kadar inebildiği, kana karışabildiği tespit edilmiş. Hatta idrarda bile görülüyor. Ayrıca meme kanserinde yapılan araştırmalarda alınan tümörlerde de çok fazla miktarda paraben tespit edilmiş. İşte Güneş yağlarında da bulunan parabeni biz, güneşin zararlı etkilerinden korunmak için bütün yaz cildimize sürüyoruz. Bunun gibi bir çok zararlı madde de olduğu için uzun süredir kendi yaptığım güneş yağı ile güneşe çıkıyorum. Bu arada tabii eklemeden geçemeyeceğim; sabahtan akşama kadar güneşin altında yatmaktan keyif alan bir insandım. Ama son yıllarda 11-15 arası güneş ışınını doğrudan maruz bırakmıyorum. Herkese de öneriyorum çünkü artık güneş yaktığı yeri çok acıtmaya başladı.

Sevgilim

Gelecekteki Sevgilim ‘e Mektup

by

Eğer az da olsa birbirimize benziyorsak birlikte çok eğleneceğiz… Hiçbir zaman bitiremeyeceğimiz yap-bozlara başlar, spor salonlarına yazılır gitmeyiz,  ama her seferinde bu sefer bitirmeden bırakmak yok deriz… PlayStation oynarız mesela, FIFA’yı falan bilmem ama Tekken’de seni zorlayacağıma eminim… Olur da canımız hiçbir şey yapmak istemez sadece susup oturmak isterse susar oturur, müzik dinler, okuduğumuz kitapların sevdiğimiz cümlelerinin altını çizeriz… Görenlerin mutfakta tüp patladığını düşüneceği şekilde darmadağın yemek yapabilir, en diyetli olduğumuz zaman diliminde koca dilim çikolatalı pastayı midemize afiyetle indirebiliriz… Hava güzelse sandal kiralar, balık tutmaya gideriz… Yağmurluysa yürüyüşe çıkar, çamur vs. aldırmadan çimlere serilebiliriz… Bir alışveriş merkezinin üst katında çocuklara ayrılan oyun alanında saatlerce oyun oynayabiliriz… Günübirlik geziler, hafta sonu kaçamakları planlar, bilmediğimiz bir şehrin bilmediğimiz sokaklarında sevdiğimiz şarkı çaldığında kimseye aldırmadan dans ederiz… Yapılacak o kadar çok şey var ki aslında…

Gizli Sayılar – Kadının Gücü

by

Filmimizin adı “ Gizli Sayılar ”. Orijinal adı “Hidden Figures” olan filmin yönetmeni Theodore Melfi. 127 dakika uzunluğundaki film, Amerikalı yazar Margot Lee Shetterly’in aynı adı taşıyan kitabından uyarlanmıştır.  Gizli Sayılar filmi 89. Akademi Ödülleri’nde 3, 74. Altın Küre Ödülleri’nde de 2 adaylık elde etmiştir. Filmin IMDB puanı 7.8’dir.

1961 yılında Rusya’nın uzaya gönderdiği ilk uydusu ile NASA üzerindeki baskının arttığı herkesçe bilinen tarihi bir gerçektir. Takvimler Şubat 1962’i gösterdiğinde ise John Glenn, Amerika’nın ilk uzay uçuşunu gerçekleştiren astronotu olarak tarihe geçecektir. Gizli Sayılar filmi ise bu tarihi gelişmenin gizli kahramanları olan Katherine Goble Johnson, Dorothy Vaughan ve Mary Jackson’ın hayatını, dönemin sosyo-kültürel özelliklerine dramatik bir şekilde değinerek anlatmaktadır. Bugün medeniyetin beşiği olarak görülen ABD’de 40-50 yıl öncesine kadar en temel sorunlardan biri olan ırkçılığın yaygınlığı ile siyahi kadınların mühendislik ve bilim alanlarında kendilerini var etmeye çalışırken yaşadıkları zorlukları ele alan bu biyografik film, işlediği evrensel değer temaları adına oldukça kıymetli bir eserdir.