İyi Oluş

Hayaller

Hayallerimiz Gerçek Oluyor! Nasıl Mı?

by

ayal etmek yaşadığı süre boyunca her insanın yaptığı bir eylemdir. Gözlerimizi kapatıp kendimizi hayaller alemine bıraktığımızda kendimizi gülümserken buluruz. Gerçekleşmemiş haliyle bile bu denli mutluluk verir hayaller bize. Çocukken başlarız hayal kurmaya; bazılarımız mesleğini belirler, kendine bir kariyer hayali oluştururken bazılarımız da seyyah misali oradan oraya gezdiğini canlandırır hayallerinde. Küçükken hayallerimizi gerçekleştirebileceğimize olan inancımız; büyüyüp hayatla kaynaşmaya başladıkça azalabilir. İnancımızı yitirmek de aslında zihnimizin bize oynadığı bir oyundur. Bu oyunda başrolü üstlenip üstlenmemekse tamamen bizim seçimimizdir.

Organik Hayat

Organik Hayat

by

8 yıldır organik bir hayat sürme çabasında olan biriyim. Eşimin ailesi ile beraber, başladığım Organik Hayat ‘ı bir tık öteye taşıyıp organik tarıma da bulaştık. Organik Hayat’ a başlamamızın sebebi tamamen sağlık içindi. Alternatif tıp ile beraber hayatımıza yep yeni bir kapı açıldı. Bu kapı da bize sağlığı getirdi. Tabi bunun yanında bir sürü soru işareti ve yeni değişiklikleri de.
Sadece yenilen yemekler değil, evdeki kimyasallardan kurtulma sürecinden bahsedeceğim. Mesela okuyoruz, diyorlar ki; “evdeki deterjanlar büyük tehlike! ” Haydaaaa! Tamam kullanmayalım da, ne yapacağız? Yada bir çoğunuzun kulağına gelmiştir “Deodorant kanser yapıyor” Tamam yapıyor da 30 derece sıcakta ter kokusu ile gezmekte beni ruh hastası yapacak onu ne yapacağız diye sormak istiyor insan. İşte hayatımdaki kimyasallardan kurtulurken en çok yerine ne koyacağım ve nasıl o koyduğum ile yaşayacağım kısmında zorluk çekmiştim. Mesela oda parfümü, yumuşatıcı, deterjan yada kozmetik ürünleri tamam da, parfümümden kimse beni ayıramaz diyordum. İnanın şimdi bırakın kendim parfüm kullanmayı, parfüm sıkmış arkadaşımın yanında durmakta bile zorlanıyorum.

Hayal et

Hayatı Kullanma Kılavuzu

by

Durma, devam et hayal etmeye, o verandalı şömineli evi hayal et, içinde sana özel her şeyle. Çünkü insan hayal ederken güzeldir, umutsuzca isterken değil.

İnsan çimlerde sevişirken güzel. Sevişmenin kalp çarpıntısıyla göğü izlerken gözünün önünde atan onca nabız var ya. Tüm dünyayla sevişmişsin gibi, işte onlar güzel.

Dostlarını hayal et, hiç var olmadığı halde bir yerlerden gelen o müziği hayal et. Gerçekten var olur.

Mumları, lunaparkları, hatta fil ve zürafaları hayal et; hem de bir fotoğraf karesinin içinde. Gelmiş geçmiş ve gelecek olanları var et, hayallerinde. İnsana dair güzel ne varsa, şarabı, aşkı, anneyi…

Babanın kış günü geldiğinde getirdiği kış kokusunu, Arnavut kaldırımlarını ve onların arasından her defa fışkıran çimleri, akıp giden yağmurları, yağmur olan nehirleri ve denizleri, içindeki her şeyle birlikte hayal et! Ve sığdır onları yan yana, büsbütün, iç içe kendi güzel sonsuz kürene. Işığı hayal et, gündoğumunu, günbatımını ve piramitleri yadigar et senden sonra gelenlere. Kızılderilileri, sarı benizlileri, zencileri ve beyazları siyah beyaz hayal et.

Kahvaltı Önerileri

Fit ve Pratik Kahvaltı Önerileri

by

Kahvaltının kültürümüzdeki önemi azımsanamayacak kadar büyüktür. Günün ilk saatlerinde zindeliğimizi geri kazanmak için tükettiğimiz bu öğünde seçenekler o kadar fazladır ki bölgeden bölgeye bile değişiklik gösterebilir. Kahvaltı denince Karadeniz’de muhlama ve mısır ekmeği öne çıkarken, Güneydoğu Anadolu’da katmer ve muhammara öne çıkar. Kahvaltının önemi ve çeşitliliğine rağmen günümüz koşulları bu öğünü bir hafta sonu etkinliği haline getirdi denebilir.
Ne yazık ki, hafta içi kahvaltı hazırlamak erken saatte evden çıkmak zorunda olan çoğu kişi için oldukça zordur. Sabah mahmurluğunun yanına bir de büyük şehirlerin trafik derdi eklendi mi bir an önce evden çıkıp iş yerine ulaşmak istenir. Uzmanlar tarafından günün en önemli öğünü olduğu belirtilen kahvaltı ise zamansızlıkla giriştiği mücadelede çoğunlukla kaybeden taraftır. Kahvaltının sadece hafta sonuna özgü bir öğün olmadığını tekrar hatırlamanızı sağlayacak 5 fit ve pratik kahvaltı önerilerine göz gezdirebilir ve hafta içi kahvaltı etmenin yaratacağı etkileri kendinizde gözlemleyebilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun 🙂

Soraya’yı Taşlamak – Ortadoğuda Kadın Olmak

by

Filmin ana karakteri olan Soraya, Ali ile evlidir. Evliliklerinin üzerinden geçen yıllardan sonra Ali artık Soraya’yı beğenmemekte; daha genç bir kız ile evlenmek istemektedir. Ali ve Soraya’nın ikisi kız dört çocuğu vardır ancak Ali kızlarını evlat olarak görmemekte; iki çocuğa sahip olduğuna inanmaktadır. Soraya’dan boşanmak isteyen Ali, onu ikna etmek için pek çok fiziksel, cinsel ve psikolojik baskıya başvurmasına rağmen Soraya çocuklarının geleceğini düşünerek boşanmak istemez çünkü Ali’nin kendisine nafaka vermeyeceğinin farkındadır. Erkek çocuklarını kendisini desteklemesi için ikna eden Ali nafaka vermeden boşanmanın yollarını arar.

Hapishane gardiyanlığı yapmış olan Ali, devrim zamanında Şah zamanından kalan mahkumlar arasında olup serbest bırakılan köyün mollasını karısını ikna etmesi için tehdit eder. Molla ise Ali’nin eski suçlarını bildiği için mecbur kalır ve Soraya’ya Ali’den ayrılmasını, para istememesini, ihtiyaçlarını istediğinde kendisinin karşılayacağını zamanla da muta nikahı ile birlikteliklerini devam ettireceğini söyler. Soraya ise inançları ile bağdaşmayan bu çirkin teklifi reddederek yaşadığı cehennem hayatına geri döner.

“Hayal”lerinizi “gerçek”leştirmeye var mısınız?

by

Gerçekleşmesini istediğiniz her hayalde limit-sizsiniz!

Hepimizin zaman zaman gözlerimizi kapatıp gerçekleşmesini yürekten istediği hayalleri vardır, bir de gerçekleşmesinin tamamen kendi çabasına bağlı oldu hedefleri… Aslında gücünün ve yapabileceklerinin farkında olan insan için emin olun “hayal” diye bir şey yoktur… Şöyle anlatayım sigara bağımlısı bir insan için sigarayı bırakmak, yemek yemeği çok seven biri için diyet yapmak, öncesinde ingilizce tek kelime bilmeyen biri için o dile hakim olmak o kişinin tamamen bu olaylar/durumlar karşısında sergilediği tavırlar/davranışlarla bağlantılı olarak “hedef” de olabilir “hayal” de… Dolayısla gerçekleşmesini istediğimiz bir olayı yapılacaklar listesine almak, onu “hayal”den “hedef”e taşıdığımız ilk adım olduğu için oldukça önemlidir.

Saçlarınız ve Siz, Yaza Hazır Mısınız?

by

Yaz geliyor ve hummalı hazırlıklara son 1 ay! Saçlarınız ve Siz Yaza Hazır Mısınız?

Her insan yaza bomba gibi girmek ister 🙂 Kim ne derse desin yaz ayının mutlu etmediği insan yoktur. Özellikle de tüm senenin yorgunluğunu atmak isteyip, bütün bir sene yaz tatilinin hayalini kuran bizleri…Tabii bu sene hiç bitmeyen soğukları da düşünürsek “yaz” kelimesinin mutluluğu bile bambaşka!
Yaza bomba gibi girmenizi sağlayacak ve size kendinizi taptaze hissettirecek önerilerim var. Bunlardan biri saç bakım kürleri. Bahar aylarını geride bırakırken, saçlarının dökülmesinden şikayetçi olmayan yoktur herhalde. Benim o kadar saçlarım döküldü ki, bir ara kel kalacağımı bile düşündüm 🙂 Neyse ki; eski usul adlandırdığım tüm saç bakım maskelerini(kürleri) kendimde uyguladım.

Belki içinizden “Bunlara ne gerek var?” “Bunları zaten kuaförler yapıyor.” diye düşünüyorsunuzdur. Maalesef ben kimyasallara karşı bir insanım. Boyalar, havadaki kirlilik, sulardaki kimyasallar saçlarımızı yeteri kadar yıpratıp, matlaştırıyor. Bir de buna “bakım” adı altında kimyasal eklemeye gerek var mı?

Dangal-Bir Bollywood Efsanesi

by

Aralık ayında vizyona giren ancak yeni izleme fırsatı bulduğum bir Bollywood filminden bahsetmek istiyorum. Filmimizin adı Dangal. Hollywood filmlerinin görsel şölenlerine rakip olabilecek boyutta sosyal mesajlar içeren filmin yönetmeni Nitesh Tiwari; başrol oyuncusu ise seyircisine yaşadığı toplumsal normları başarı bir şekilde sorgulatması ile bilinen ünlü Bollywood oyuncusu Aamir Khan. Cinsiyet ayrımcılığı, çocuk yaşta evlilik, Hindistan’daki acımasız eğitim sistemi ve spora yeterli ölçüde önem verilmeyişi filmde işlenmiş ana temalar. Gerçek bir hikayeye dayanan filmde Aamir Khan, Mahavir Singh adlı amatör bir güreşçiyi canlandırmakta.
Dangal, 62. Filmfare Ödülleri’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen (Tiwari), En İyi Aksiyon (Shyam) ve En İyi Erkek Oyuncu (Khan) olmak üzere dört ödüle layık görülmüş olup tüm zamanların en yüksek hasılat yapan Hint filmi olarak sinema tarihine geçmiştir.

Merhaba Deniz

Merhaba, Ben Deniz

by

1985 yılı Kasım ayında doğmuş bir kız çocuğuyum. Size kendimi ve hayatımı birkaç cümleyle anlatmalıysam eğer; hayatımın ilk bölümünde sadece kendi içsesini dinleyerek yaşamış; etrafındakileri oldukça tedirgin, kendisini sonsuz mutlu etmiş biriyim. İkinci bölümde ise çoğunluk tarafından kabul edilmiş doğru ve yanlışlarla, yapılması gerekenlerle(!) hayatıma yeniden yön vermeye çalışırken tam anlamıyla kendimi kaybettim. Kendimi bulduğumda bir hastanenin acil servisinde, çığlıklar atarak ağlıyordum…

Bir saniye… Sanırım eksik ya da yanlış tanıttım kendimi… En baştan başlasam anlatmaya, beni dinler misiniz?

Ben hangi Ton’dan çalmalıyım?

by

Moda, doğallıktan yana!

Ne kadar doğal olabiliyoruz, doğallığı nasıl yakalayabiliyoruz?
Nasıl daha canlı görünebiliriz ?

Doğallık moda olunca aslında, eskiden moda olan kısa saçlar tekrardan gündemde. Bakın birçok modacıya, bloggera saçlar kısa boylarda.
Sade tonlar ve abartılı olmayan doğal tonlarda makyaj yapacağız bu bahar. Pastel tonlar, uzun kirpikler ve dikkat çeken doğal tonda rujlar kullanacağız. Yüzümüze vermek istediğimiz renkleri toz pembe veya naturel tonlarda hafif simli göz farları ile veya koyu renk rujlar kullanarak vereceğiz…