Merhaba !

Merhaba!

 

İyi Oluş , iyilerle oluş, daha iyilere varış için çabalıyoruz sosyal yaşamımız ve iç yaşamımız için. İç yaşamımızın yansımaları belirliyor dışarda yaşayacaklarımızı ve yaşatacaklarımızı aslında. Peki , dinliyormuyuz içimizdeki sesleri, var mı bize söylemek istedikleri, kaygıları veya talepleri? Elbette var! Ona, yani içimize biraz ilgi göstermeliyiz belki de. Biraz kendimize öncelik tanıyıp, şımartmalıyız onu sanki.

Ben hazırım, işte size tam buradan kocaman bir “Merhaba” ile !

Nasıl mı ? Onu ellerimizle besleyerek , onu ödüllendirerek mesela. Her zaman başkalarını değil, biraz da kendimizi mutlu ederek başlayabiliriz. Birlikte, küçük notlarla büyük farkındalıklar yaratabilir, bunları biriktirip kendimizde büyük değişimler, pozitif oluşumlar çizebiliriz. Bu yeniliklere , bu oluşumlara kocaman bir merhaba demeye hazır mısınız ? Ben hazırım, işte size tam buradan kocaman bir “Merhaba” ile !

Beraber; aşka, modaya, sevgiye ,umuda ve daha birçok konuya dokunarak kendimize minik notlar edineceğiz.
Bunların bazılarını hayata geçireceğiz, bazılarını ise bekleteceğiz. Her birini doğru ve uygun hissettiğimiz anda paylaşacak, onları içimizde yaşatacağız.

Yoğun yaşantımız içerisinde kendimize ‘yeteri’ ilgiliyi gösteremiyor olmamız çok normal.Alacağımız bu notların herbiri kendimiz için olacak. Saçlarımıza örneğin, devamlı kuaföre giderek mi ilgi göstermeliyiz veya vücudumuza olan değeri bir spor salonunda kısıtlı zamanda ter dökerek mi yerine getirmeliyiz ? Ya da giyimimize olan ilgiyi mesela yepyeni kıyafetler satın alarak mı göstereceğiz? Elimizde var olanları değerlendirerek ilgiyi daha eğlenceli ve verimli hale getirmek bizim elimize.

Kural yok modada, kural yok aşkta!

Kural yok modada, kural yok aşkta.Kural yok kilo verme olgularında. Niçin olsunki zaten ? Her oluşumda akış vardır aslında. Bu akışlar doğallıktan gelir. Kendi iç enerjimizle bu akışlara çok güzel yön verebiliriz. Nasıl canımız bazen et yemek istiyorsa, canımız bazen baştan aşağı mor renkte giyinmek de isteyebilir. Serbest bırakarak, isteklerimizi doğal akış ile hayata geçirebiliriz. Geçiriyoruz da belki. “Oh be dünya varmış !” demezmiyiz arada sırada. İşte bu cümleyi daha çok anda kurabilmeliyiz. “A çok enteresan yorumunu” daha çok yapabiliriz veya “hayatta olmaz” diyeceğimiz şeyleri bir bakmışız yapıyoruz 🙂 Rahatlık ve doğallık yani aslında “doğallığın getirdiği rahatlık” günümüzün ve gecemizin belki de olmazsa olmazı olduğu vakit, “iyi oluş” kendiliğinden içimize giriş yapmış olacak.

Deneyimlerin , öğrenimlerin, yeniliklerin paylaşılacağı küçük köşeme sizi davet ediyorum.

En kısa zamanda tekrar görüşmek üzere , sevgiyle kalın.

Paylaş

Konuyla ilgili etiketler
,
Daha fazla: Beril Zeyneloğulları

Ben hangi Ton’dan çalmalıyım?

Moda, doğallıktan yana! Ne kadar doğal olabiliyoruz, doğallığı nasıl yakalayabiliyoruz? Nasıl daha...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir