saglık

Mor Rengin Gücü

Mor Rengin Gücü

Metafizik gücü, mistik duyguları, yüceliği ve duygusallığı çağrıştıran mor asiliğin sembolü olarak da çağlardır hayatımızda yer alıyor. Ne kadınsı ne de erkeksi sayılan bu rengin dünyasında keşfedecek çok şey var.
Morun sakinleştirici etkisinin yanında uyarıcı ve insana güç veren bir taraf da var. Konsantrasyonu artırıyor. Meditasyon için en uygun renk olduğu düşünülüp insana dengeyi öğretiyor. Bu nedenle meditasyon, yoga, reiki, ayurveda gibi alternatif tıp aktivitelerinin yapıldığı mekanlar mor renkte süsleniyor. Mor bir ışığın yandığı ya da duvarları morun tonlarına boyanmış bir odada dinlenmek ve yorucu düşüncelerden arınmak mümkün. Renk uzmanlar özellikle yatak odalarının mor ve morun tonlarıyla boyanmasını tavsiye ediyor. En sağlıklı uykunun mor odalarda uyunacağı söyleniyor.

Organik De Ne Kadar Organik

Organik de Ne Kadar Organik

Organik de Ne Kadar Organik ?

Eğer organik besleniyorsanız ve herkes bunu biliyorsa çevrenizde en çok duyduğunuz soru bu oluyor…

İnsanlar yediklerimizdeki kimyasallar hakkında düşünmek yerine bu soruya nedense daha çok yöneliyor. Organik de Ne kadar Organik? Şimdi sen onu organik diye alıyorsun ama gerçekten organik mi? Dünyanın parasını veriyorsun bu domatese ama ya manavdan alıp satıyorsa. Bu tarz sorular hatta alaylı imalar ile çok karşılaştım. Onun için bir önceki yazımda Hibrit ve GDO’dan bahsetmişken bu yazımda da bu kadar sık karşılaştığım soruyu cevaplamak istedim.

İlk önce Organik ne demek? Öncelikle lütfen üzerinde doğal, yada bunlar doğal diye satılanları organik olarak değerlendirmeyin-çünkü doğal demek eşittir organik demek değildir.

Yediklerimizin Tohumuna İnmek – GDO Nedir ? Hibrit Tohum Nedir ?

Mesela semt pazarına gittik, sebzemizi, meyvemizi aldık, veya şehir dışına gittik, köydeki teyzelerden aldık ürünlerimizi. Şimdi bunlar organik olmuyor mu?

Semt pazarındaki sebze meyvenin organik olmadığını artık herkes biliyor! Ancak köyden alınanları doğal diye, organik diye düşünüyoruz ne yazık ki. Kötü haber! Organik değiller!

“Tamam bunlar organik olmuyor ama ufak bir bahçe yaptınız ve aldığınız tohumları ektiniz yine olmuyor mu? “diye sorarsanız aslında ne yazık ki yine organik olmuyor.

Çevremde Organik Gevher olarak tanındığım için artık herkes bu konudaki deneyimlerini benimle paylaşıyor. Evlerine gittiğim zaman, ” bak bunu rahat rahat yiyebilirsin, kayınvalidemin köydeki bahçesinden geldi, organik” gibi kurulan cümleler ile çok karşılaşıyorum. Teşekkür edip yiyorum tabi ama ne yazık ki organik değil! Tarlaya siz ekmiş olsanız bile, gübre atıyorsanız organik olmuyor. Siz atmasanız bile yan tarla atıyorsa ve yer altı suları ile o sizin tarlanızı da etkiliyorsa o zaman da organik olamıyor. Tamam ben atmıyorum yan tarlam da atmıyor deseniz bile; tohum?? İşte her şey aslında tohum ile başlıyor.

Organik Hayat

Organik Hayat

8 yıldır organik bir hayat sürme çabasında olan biriyim. Eşimin ailesi ile beraber, başladığım Organik Hayat ‘ı bir tık öteye taşıyıp organik tarıma da bulaştık. Organik Hayat’ a başlamamızın sebebi tamamen sağlık içindi. Alternatif tıp ile beraber hayatımıza yep yeni bir kapı açıldı. Bu kapı da bize sağlığı getirdi. Tabi bunun yanında bir sürü soru işareti ve yeni değişiklikleri de.
Sadece yenilen yemekler değil, evdeki kimyasallardan kurtulma sürecinden bahsedeceğim. Mesela okuyoruz, diyorlar ki; “evdeki deterjanlar büyük tehlike! ” Haydaaaa! Tamam kullanmayalım da, ne yapacağız? Yada bir çoğunuzun kulağına gelmiştir “Deodorant kanser yapıyor” Tamam yapıyor da 30 derece sıcakta ter kokusu ile gezmekte beni ruh hastası yapacak onu ne yapacağız diye sormak istiyor insan. İşte hayatımdaki kimyasallardan kurtulurken en çok yerine ne koyacağım ve nasıl o koyduğum ile yaşayacağım kısmında zorluk çekmiştim. Mesela oda parfümü, yumuşatıcı, deterjan yada kozmetik ürünleri tamam da, parfümümden kimse beni ayıramaz diyordum. İnanın şimdi bırakın kendim parfüm kullanmayı, parfüm sıkmış arkadaşımın yanında durmakta bile zorlanıyorum.

Kahvaltı Önerileri

Fit ve Pratik Kahvaltı Önerileri

Kahvaltının kültürümüzdeki önemi azımsanamayacak kadar büyüktür. Günün ilk saatlerinde zindeliğimizi geri kazanmak için tükettiğimiz bu öğünde seçenekler o kadar fazladır ki bölgeden bölgeye bile değişiklik gösterebilir. Kahvaltı denince Karadeniz’de muhlama ve mısır ekmeği öne çıkarken, Güneydoğu Anadolu’da katmer ve muhammara öne çıkar. Kahvaltının önemi ve çeşitliliğine rağmen günümüz koşulları bu öğünü bir hafta sonu etkinliği haline getirdi denebilir.
Ne yazık ki, hafta içi kahvaltı hazırlamak erken saatte evden çıkmak zorunda olan çoğu kişi için oldukça zordur. Sabah mahmurluğunun yanına bir de büyük şehirlerin trafik derdi eklendi mi bir an önce evden çıkıp iş yerine ulaşmak istenir. Uzmanlar tarafından günün en önemli öğünü olduğu belirtilen kahvaltı ise zamansızlıkla giriştiği mücadelede çoğunlukla kaybeden taraftır. Kahvaltının sadece hafta sonuna özgü bir öğün olmadığını tekrar hatırlamanızı sağlayacak 5 fit ve pratik kahvaltı önerilerine göz gezdirebilir ve hafta içi kahvaltı etmenin yaratacağı etkileri kendinizde gözlemleyebilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun 🙂

Medikal Astroloji

Burçlar ve Sağlık

Doğduğumuz andaki gökyüzü ve değişen gökyüzü, sadece kişiliğimizi, yaşayacağımız olayları, motivasyonumuzu değil, aynı anda bedenimizi de şekillendirir. Yine Hipokrat demiştir ki; “Astroloji bilgisi olmayan bir hekimin kendine hekim demeye hakkı yoktur.”. İnsan vücudunun işleyisi ve kozmoz arasındaki bağlantıyı özel olarak inceleyen Astroloji dalına, Medikal Astroloji denir.

Kurt Adam Diyeti

Kurt Adam Diyeti

Tatile kısa bir zaman kala , kilo vermek hepimizin aklında var. Astroloji’nin nimetlerinden faydalanarak daha hızlı kilo verebileceğinizi biliyor muydunuz ? Tabi ki yöntem ne olursa olsun, olay irademizde bitiyor.

Ay fazlarını kullanarak zayıflamak yeni bir trend değil. Zamanında Madonna , Demi Moore gibi ünlüler Kurtadam diyetleri ile zayıflamışlardı. Ancak nasıl olduğunu ve ne olduğunu bilmeyen hala bir çok insan var. Hazır Yeni Ay kapımızdayken, ben de size “Kurtadam Diyeti”nden bahsetmek istedim.