17 Şubat Kova Burcunda Halkalı Güneş Tutulması

17 Şubat 2026’da, 28° Kova burcunda Yeni Ay ve Kova Burcunda Halkalı Güneş Tutulması yaşayacağız.

17 Şubat Kova Burcunda Halkalı Güneş Tutulması

İlgililer için Güneş Tutulması haritasını yorumlarken dikkate aldıklarım aşağıdadır.

  • Ay ve Güneş Kova burcunda kavuşuyor.
  • Yeni ayın haritasında yükselen Yengeç Burcu. Yükselen, Jüpiter ve Sirius ile kavuşuyor
  • Kova’nın jenerasyon yöneticisi Uranüs, Tutulmaya sert görüntü veriyor.
  • Neptün ve Satürn (Kova Burcunun geleneksel yöneticisi) Koç burcunda kavuşumu aktif.
  • Tutulma evinde Kuzey Ay Düğümü ve Venüs Balık kavuşumu aktif.
  • Tutulma, haritanın 8. evinde gerçekleşiyor.

Kova Burcunda Halkalı Güneş Tutulması 2026 hangi enerjileri taşıyor?

Her Yeni Ay- Dolunay yazısına, aşağıdaki standart girişimle başlarım.

Tabi ki öncelikli olarak Kova Burcu Özelliklerine ait enerjileri taşıyor.

Başrol ile başlamak gerekirse; Kova burcundaki Ay’ın duygusal ihtiyacı; “YOKTUR!”. Çünkü ortada duygu yoktur. Kova burcu, burçlar kuşağının dâhisi olarak geçer. Zekave üst bilincin sembolüdür. Bu seviyede zekada, pek duygu kalmaz. Ay dediğimiz şey ise baştan aşağı duygudur. Duygu olması gereken yerde akıl, zeka zararlı bir durumdur. Duygu olması gereken yerde duygu yoktur. Var olan sevgi- duygu bireysel değil evrenseldir. Bu yüzden Kova sembolü, sevgiye kendi içinden değil, kendi dışından/ dışarıdan bakabilme kralıdır.

Kova burcundaki Güneş ise yüksek bir bilinç demektir. Sadece var olan olayları değil, ileri olasılıkları hesaplayabilmek demektir. Yeni Ay ise Güneş, yani ruh, akıl ve Ay, yani duygu, ihtiyaç aynı yerde, aynı kararda demektir.

17 Şubat Kova Burcunda Halkalı Güneş Tutulması’nın Etkileri 

Güneş Tutulmaları enerjisel anlamda çok önemli zamanlardır. Yeni Ay’lar başlangıç zamanı iken, ona eşlik eden Tutulmalar bu başlangıçların hayatımıza etki süresinde ve kalıcılığında önemli rol oynar. İçinden geçeceğimiz Tutulma, Saros 121 serisine ait. Bu serideki bir önceki Tutulma 7 Şubat 2008’de gerçekleşmişti. Hey gidi zaman… Dönüp bakmaya kalksak, hatırlar mıyız? Daha da Davos’a gitmeyeceğimize karar vermiştik mesela. (bkz. “one minute”. Hala hatırlamıyorsanız da vay halinize 🙂 )

Tutulma’nın önemi bir yana, daha Cumartesi günü Satürn Koç burcuna geçmişti ve 2.5 yıllık Balık burcu serüvenine son vererek yeni bir zaman döngüsü başlatmıştı. Zaman kavramını “değer” üzerinden esnettikten sonra Cumartesi itibari ile tik-tak’ına geri döndü. Hatta bundan sonra bir saat=60 dk olur mu tartışılır. Yani bu tutulma hem Tutulma sezonunu başlatıyor hem de Satürn’ün Koç burcundaki transitine yön veriyor olacak.

Tutulma’nın gerçekleştiği ev ile başlayalım. 8. ev; nam-ı diğer “Ölüm Evi”

Astroloji’de 8. ve 12. ev gayb evidir. Her ev gibi kendine ait konuları vardır ama bu evler aynı zamanda okült olan, görünmeyen, varoluşun altındaki gizemli alanlar, ölüler, karanlıklar diyarıdır. 12. evden gelen her şey kendi karanlığımızdaki veya aydınlığımızdaki gaybdan (nisb gaypları) , 8. evden gelen her şey ise gaybın kendisinden gelir. 8. ev Hades’in krallığıdır. Yeraltı dünyasıdır.

8. ev ile ilgili çok az bilinen şey ise; bu evin Sabır Makamı olmasıdır.

Sekizinci evdeki bir Tutulma’da derin bir kırgınlık vardır. Hem kalp, hem de bilinç, doğrusunu çok önceden bildiği bir gerçeği artık kabul etmek zorunda kalır. Ortada, daha başlangıçtan tahmin edilmiş bir esaret vardır.

Hani bazen bir ilişkiye başlarken aslında olmayacağını başta bize söyleyen bir ses vardır. Onu duyarız ama hiç denemeden vazgeçmek de fıtratımıza uymaz. Duygumuz, merakımız, inancımız, umudumuz o sese baskın gelir. Zaman geçer, bir an gelir, olmayacağını yeniden anlarız. Zaten baştan beri biliyor olmamıza rağmen, geçen zamanın hatırına artık içinden de çıkamayız. O bir şans, binlerce şansa dönüşür. Deviniriz de deviniriz. Sabrederiz belki yaşar diye. Ama bir an gelir; bir şey, bir gerçeklik, bizi dışarıya fırlatır. Dışarıdan bakınca gönüllü girdiğimiz labirentimizi görürüz. Labirent, inanç sistemleri, başa çıkma stratejileri, güvende kalmak için tekrarladığımız yollar, belirsizliği yönetmek için oluşturduğumuz kimlikler, güvenlik hissimiz ve alışlanlıklarımız için bir metafor haline gelir. Kova Burcunda Güneş Tutulması zamanı, çıkış kapısının yerini gösteren apaçık olaylar silsileleridir.

Bu sadece bir örnekti. Siz bu örneği alın, hayatınızda kendinizi bile isteye neye mahkum ettiyseniz oraya koyun.

Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?

Anlatırken kolay da, yaşarken bu evi deneyimlemek kolay mı?

Bu ev yaşarken ölmek, yollarınıza dikilen tüm kaktüslere rağmen çıplak ayak basarak kapıya geri dönmektir. Elde acılar, deneyimlerden gelen yaralar, karanlıklar ve aslında istenmeyen görüntüler vardır. İçinizde unutamayacağınız duygular oluşur; ölüm gibi. Sevdiğimiz birinin ölmesinin ardından eski biz olamama hali gibi. Yani bundan önce ve bundan sonra vardır.

Fakat yukarıda de belirttiğim gibi 8. ev aynı zamanda sabır makamıdır.  Hz Eyyüb iyileşmeyi bekledi. Hz Yusuf kuyuda bekledi. Hz İbrahim ateşte bekledi. Hz Yunus balinanın karnında bekledi. Hz Musa çölde bekledi. Hz Nuh tufanı bekledi. İnanırsın, inanmazsın, dindarsındır değilsindir ama bütün hikayeler böyleydi. Sen istersen git mitolojiye bak, istersen tarihe. Sabreden derviş, muradına ermişti. Mükâfatın büyüklüğü, sıkıntının büyüklüğü nispetindedir. 

Şimdi o labirent kim, ne, nerede? En iyi sen bilirsin. Ne kadar sabrettin en iyi sen bilirsin. Hangi vesile sana kapıyı gösterdi yine sen bilirsin. Ancak bil ki; o labirent sen inandığın için gerçek oldu.

Tutulmalar, tasarımları gereği, bir rol değişimidir.

Görünmez olan görünür hale gelir ve görünür olan görünmez hale gelir. İlahi adalet tecelli eder. İlahi adalet tecelli ettiğinde incittiğin bir kalbi, yediğin bir hakkı, bile bile ezdiğin bir karıncayı da hatırlarsın, çektiğinin çilenin, yani sabır makamının hakkını da alırsın.

Mükafatının yüzüne bir soğuk su çarpması uzağındasın. Kova Burcunda Halkalı Güneş Tutulması, o soğuk su. Seni labirentten dışarı çıkıp bakmaya zorlayan vesile.

Size kısa 4,5 dklık bir film bıraktım. İzlemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Tutulmanın Öngörüleri

Bireyseli sindirmişsinizdir bence. Her zamanki gibi kolektife çok az kelam edeceğim.

  • Başladık zaten ama daha fazlası gelecektir. Hayret verici gerçekler, sırlar ortaya çıkmaya devam edecektir.
  • Özellikle din manipülatörlerine karşı halk ayaklanmarı söz konusu olabilir.
  • İnançlar, sınırlar, cinsel tercihler üzerinden özgürleşmeye dair keskin kolektif değişimler söz konusu olabilir.
  • Ülkelerin sınırlarının değişmesi. Bu zaten uzun süredir altını çizdiğim bir öngörüm.
  • Denizlerin yükselmesi, bazı şehirlerin sular altında kalması söz konusu olabilir.
  • Ülkemiz özelinde başörtüsü konusu, yeniden resmi makamlarda kullanımı ile ilgili bazı konular yeniden gündeme gelebilir.
  • Türksat 3A’nın yerini alacak bir uydunun hizmete girmesi söz konusu olabilir.
  • Havai fişek, barut fabrikalarından, hem uçucu hem yanıcı ürünler üreten tesislerde patlamalar söz konusu olabilir.
  • Kürtlerle ilgili bazı gündemler söz konusu olabilir.
  • Dini kurumlar ve inanç ile ilgili gündemler söz konusu olabilir.

(Öngörülerim sadece Astroloji tabanlıdır. Bir kahin olmadığımı, Astroloji’nin beşeri bir bilim dalı olmadığını aklınızda bulundurmanızı rica ederim. )

Ve en önemlisi dostlar; buraya kadar okuduysanız öperim gözlerinizden!

Önemli not; yazı görseli Selçuk Ören‘in The Maze – Labirent isimli kısa filminden bir kesittir.

Paylaş

Tags from the story
,
More from Yasemin Orman
Haftalık Burç Yorumları (22-28 Ekim 2018)
22-28 Ekim Haftası gökyüzü etkilerine göre hazırlanmış Haftalık Burç Yorumları. 22-28 Ekim...
Read More
Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir