3 Mart 2026 Başak Burcunda Tam Ay Tutulması

3 Mart 2026’da, Başak burcunun 12. derecesinde Tam Ay Tutulması deneyimliyor olacağız.

Başak Burcunda Ay Tutulması, hasatın içindeki çürükleri ayırmak, işleyen bir mekanizmadaki aksaklıkları düzeltmek, işe yaramayanı ayırma ihtiyacındadır. Ortada faydalı ve üretken bir durum yoksa onu sonlandırmak ve daha iyisini geliştirmek ister.

Hepimiz biraz Başak burcu olacağımız için herhangi bir olay karşısında refleks olarak endişeli, sinirli ve eleştirel olacağız. Başak varsa, ortada mantık vardır. Zihin enerjisini yöneten Merkür kendisinden sorumludur. Bu sebeple aslında kendisindeki enerji ve sinir yersiz değildir. Mükemmeli ister, mükemmele giden yolda karşısına çıkabilecek her engel de onu öfkelendirir. Lakin Başak’ın yöneticisi Merkür Retro konumda. Dolayısı ile Merkür de kendine atfedilen zihin enerjisini doğru yönetemiyor. Yani bu dönemde mükemmeli kovalamak, ilerlemeden daha çok başarısızlık getirir. Harika fotoğrafı yakalayıncaya kadar gün batar. Fotoğraf da olmaz, o an da. Dahası öfke, sinir, stres…

Merkür Gerilemesinde, Merkür geleceği yönelik hesaplarında yanılabilir ancak geçmişte yanılmaz. Dolayısı ile Merkür gerilemesinde bir Başak Burcunda Ay Tutulmasında gündem; geriye dönüp duygusal hatalarımıza bakmak, hatta mümkünse onları toparlamaktır. Çünkü Güney Ay Düğümü, yani geçmiş toparlanmazsa, Kuzey Ay düğümü yani gelecek, yani akış, gerçekleşmeyecek demektir.

3 Mart 2026 Başak Burcunda Tam Ay Tutulması

3 Mart 2026 Başak Burcunda Tam Ay Tutulması Saros 133 serisine ait bir Tutulma ve geçen sene başlayan dörtlü Ay Tutulması serisinin 3.sü. Diğerleri 14 Mart 2025’te, 8 Eylül 2025’te gerçekleşmişti ve sonuncusu 28 Ağustos 2026’da gerçekleşecek. Bir önceki Saros 133 serisi tutulma ise 21 Şubat 2008’de gerçekleşmişti. Bu bilgi neden önemli; kademeli olarak nereden ve nasıl tamir sürecinden geçtiğimizi hatırlamamıza yardım eder. 

Tutulmalar çok önemlidir! Çünkü Karma ile ilgilidir. Karmiktir. İnsanların hayatındaki en önemli olaylar genelde tutulmalar ve çevresinde olur. Tutulmayı tutulma yapan, Astrolojik olarak Ay düğümleri ile olan kavuşumundan kaynaklanır. Hangi düğüme dokunuyorsa konu onun etrafında döner. Bu bir Güney Ay Düğümlü Tutulma. Dolayısı ile geçmiş, bitirme, somut elimizde olan, alışkanlık kazandığımız konularla alakalı.

Tutulmalar re-start atmak gibidir. Herhangi bir elektronik aletin daha iyi çalışabilmesi, uzun ömürlü olması, depolamayı doğru yapabilmesi için arada kapatılıp açılması gerekir. Tutulmalar sırasında da enerji kaynaklarımız kısa bir süreliğine ortadan kalkar. Ay yok olur, Güneş yok olur. Görünmez olur. Özetle evren re-start atar kaderlere.

Ay düğümlerine dokunan re-start, aslında ilahi yolunuzda ne kadar sapmışsanız, onu yeniden düzenlemek ve sizi yolunuza yeniden sokmak için gelir.

Daha basit bir anlatımla, sizin yolunuz elma ağacı dikmekse, siz portakal ekmişseniz, portakal ağacınıza tutulma zamanında yıldırım düşmesi belki sizi üzecektir ama hayat amacınız elma ağacı dikmek olduğu içindir. Bu acıklı hikayeler; bazen yıldırım düşer, bazen ağacı kurt yer, bazen hastalık bulaşır; hep sizi kendi yolunuza sokmak için vesiledir. Taaaa ki; siz elma ağacı dikene kadar bu şakalar devam eder durur.

Elma ağacı dikiyorsanız ve karmanız bu ise Tutulmalar size iyi gelmeye başlar. Bir sonraki aşamaya geçmek üzere destekler görürsünüz. Elma ağacınız gürbüz olur, yenisini dikersiniz. Komşu taşınır, size arsasını bırakır, bir bahçe dolu elma dikersiniz. Bu da böyle besledikçe sürer gider.

Kuzey Ay Düğümlü tutulmalar geleceği şekillendirdiği için daha çekici gelse de, daha acıklı hissedilmesine rağmen gerçek kararları getiren Güney Ay Düğümlü tutulmalardır. Karmanın olgunlaştığı, göreceli büyümek zorunda kaldığımız ve nihai olayların ortaya çıktığı zamandır.

Başak Burcunda Ay Tutulmasının Etkileri

Başak, işleri organize etmede enfesto bir semboldür. Kimse ondan daha güzelini yapamaz. Toplar, ayrıştırır, temizler, ayırır, kategorize eder. Ancak hayatın kendisinde çuvallar. Çünkü hayatta her şey dualitesi ile gelir. Armudun sapı, üzümün çöpü vardır. Üstelik hayat bir ürün veya endeks değildir. Toplanmaz, çıkarılmaz ve maalesef her zaman kontrol bizde olmaz. Bir de duygular var !!! Vay haline canım Başak sembolünün. O hiç anlamaz ki o işlerden.

Hiç aynı şey üzerinde dönüp durarak hiç bitmeyen bir sarmalda sıkışıp kaldığınızı hissettiniz mi?

Bu bir duygu olabilir, çözümsüz sandığımız bir an, bir somut konu olabilir. Ancak, sonsuza dek o alanda kalamayız. Bir noktada, bir şey değişmek zorundadır. İşte; tüm çuvallamasına rağmen, Başak sembolünün gizli gücü burada devreye girer. Başak sembolü, artık çözülemeyecek kadar karışmış bir şeyi tutmaz. Yenisini alır. Değiştirir. Değişime ön ayak olur. Çözülebilecek, tamir edilebilecek, emek edilebilecek bir şey varsa da asla onu atmaz. Başak “değer”in kıymetini bilir. Belki tam olarak duygudan anlamaz ama varlığının kıymetini de bilir.

Başak burcunda Ay Tutulmasının rolü budur. Özellikle de Merkür gerilerken gelen bu Ay Tutulması, öz değerimizi yaralayan bir konuda, tamiri mümkün bir durum varsa geri dönüp bakmanın gerekliliğini, yoksa aşırı derecede bilinmez gibi gözükse de yeniye doğru ilerlemenin, hayata güvenmenin ve teslim olmanın gerekliliğini anlatır.

Başak burcu hasat burcudur. Hasat, kaynaklarımızı ne kadar iyi yönettiğimizin ölçülebilir sonucudur. Toprak hazırlanmışsa, zamanlamaya uyulmuşsa, araçlar doğru kullanılmışsa ve günlük işler tutarlı bir şekilde yapılmışsa, iyi bir hasat elde ederiz. Aksi takdirde, sonuçlar pek hoş olmaz. Şimdi sonuçlara baktığımız yerdeyiz. Kalp mi kırdık, hata mı yaptık, kendimizi pek de değerli hissetmiyorsak, geçen sene Mart’tan beri pek de doğru bir yol izlememiş olabiliriz. Hala vaktimiz varken neden düzeltmeyelim?

3 Mart 2026 Başak Burcunda Tam Ay Tutulması – Ne biçiyorsan onu ektin!

Yazının başından beri ufak ip uçları verdim “duygu” diyerek. 3 Mart 2026 Başak Burcunda Tam Ay Tutulması anının haritasına baktığımızda Yengeç burcu yükseliyor. E konu tamamen duygu. Bu duygu bir aşk olabilir, kendi özgüvenimize işaret eden bir duygu olabilir, maddi kaynaklarımız ve beraberinde gelen kaygılar, korkular gibi duygular olabilir… Siz şöyle bir anlık duygunuza bakın; mesela bir kaç gündür içinizi sıkan şeye, anlarsınız sizinki hangi duygu veya duygular.

Ay Tutulması, 12. evdeki Jüpiter’e sekstil yapıyor. Yani bu duygunun merkezi, yeri, konusu yeni de değil; geçmişten. Şiron Koç yükselene görüntü veriyor e demek ki; biraz kendimiz edip kendimiz bulmuşuz. Koç da varsa biraz öfke ile hareket etmişiz.

İşin cıbırcasını sevenler intagram dm’den yazsın. İlgililer, Astroloji meraklıları, harita incelemeyi bilenler, takıldıkları bir yorum olursa bana özelden yazabilirler, seve seve.

Şimdi cıbırcasına hiç girmeden özete giriyorum.

Belli ki biz bir cacık etmişiz. Bunu da yapan biziz. Öfke ile veya anlık reflekslerle kendi duygularımızı yaralayan bir şeyler yapmışız. Bize yapılmış, kırılmış da olabiliriz ama sonuçta kıranın haberi olmayabilir. Yani durum öyle karışmış. İşin içinde kendi kendimizi yaramalama var, birikmiş çok fazla anı hatıra konu var, bilinçaltı şişmiş. Sonuç; kendimizi değerli hissetmiyoruz, değerimizi sorguladığımız bir yerdeyiz veya gözden düşmüş değer kaybetmişiz. Ne bir adım atmışız, ne bir aksiyon almışız, ne sesimizi çıkarıp isyan etmişiz. Öylece teslim olmuşuz akışa. Şimdi bulunduğumuz noktada da hem bu işe yaramaz hal, hem duygularımızın bizi incitmesi, hem geleceğin bilinmezliği…

Çok şükür ki Başak geldi. 

Hangi burç, gerçek dünyanın nasıl işlediğini Başak’tan daha iyi anlar? Başak, herkesin kaçırdığı şeyi görür. Neyin mantıklı olduğunu ve neyin olmadığını. Başak, gerçek dünyada olduğu gibi neyin işe yarayacağını ve neyin hayal ürünü olduğunu bilir.

Kuzey Ay Düğümü Balık, bize gitmemiz gereken yolu gösteriyor. Teslim olmak. Akışı bırakmak. İlahi olana, ilahı zamanlamaya inanmaya…

Ancak Kuzey Ay Düğümüne ilerlemenin yolu, Güney Ay Düğümünün dersini almaktan geçer. Yani bir şey yapmamız lazım. Şu an hissettiğimiz o duyguya müdahale etmemiz lazım. “Nasıl?”ını bir iki hafta içinde anlarız. Şu an bile anlayabilirsiniz. Hazır Merkür gerilerken, bu yarayı onarmak, bu duyguyu tamir etmek, çözüm için adım atmak gerekir. Başak, yamuk, yamru, kırık, küs, berik, tel maşa şeyleri sevmez. Temizlikse ya bal dök yaladır ya da hiç girişilmez. Yani öyle bir adım atacağız ki; “Allah Allah” nidaları ile. Sonucunu teslimiyete bırakarak. “Ben elimden geleni yapıyım, gerisi nasip” hesabı. Sonunda şöyle olursa da böyle olursa da bıdı da bıdı…

Çocuk gibi sızlanmanın şu anda bize bir faydası olamayacak. Günümüzü de güzelleştirmeyecek, yaramızı da onarmayacak. Yukarıda anlattım; bunun daha Ağustos tutulması var. Şimdi “ben bunu görmezden geleyim” de dur. Vicdanımız durmayacak yine uyanacak bu bölge.

Koç olacağız biraz. Cesaret edeceğiz. İnat edeceğiz. Savaşacağız. Sonunu düşünen kahraman olmaz. Yengeç gibi olacağız, kırdığımız gibi onarmayı sarıp sarmalamayı bileceğiz. Başak gibi olacağız. Yarım yamalak değil, her şeyimizle hasata kadar en doğrusunu yapacağız. Elimizden gelen her şeyi yaptığımız da da Balık olacağız. Kendimizi yolun sonunu düşünmeden teslim edeceğiz. Nasip neyse de o gelecek. Ama en sonunda Aslan gibi yeniden kendimizden emin bir şekilde bu yoldan çıkacağız.

Haydi rastgele!

Öperim gözlerinizden.

Paylaş

Tags from the story
,
More from Yasemin Orman
Oysho Yoga ‘da şimdi İndirim Zamanı!
Paris, Barselona, Madrid, Milano, Şangay, Dubai ve Moskova gibi 16 ülkede 30.000’den...
Read More
Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir