Bir Kadının Gözünden Erkek Nedir? – Volume 3

Bir Kadın Gözünden Erkek Nedir?
adsense

Bir Kadının Gözünden Erkek Nedir? – Volume 3 ile serimiz devam ediyor.

Bugün incelemek üzere hangi erkek tipini seveceğime karar vermiş bulunmaktayım. Çevremizde en çok bulunan; kıskanç olup kıskançlığını kabul etmeyen, bunun için çevreye güvenmiyorum kılıfını uyduran; verici gibi gözüken ama almadan asla vermeyen 🙂 ; ilgi gösteren ama ilgi manyağı olan; çok modern gözüküp aslında alaturkalık paçalarından akan şanslı kırlent abiyi seçtim 🙂

Kendisi her şeyi koşulsuz yapabilir ama “seni çok seviyorum” adı altında sana kısıtlama getirebilir. Sende bunun ne güzel olduğunu düşünüp karşısında sevgi böceği olursun. Bilmiyorsun ki; ufak ufak senin özgürlüğünü kendine bağlıyor. Sen de “safım” mutlu oluyorsun 🙂 Bizim kadın bünyesi komplike çalışmaya alışmış, böyle doğrudan gitme, boş ver diyince anlamıyoruz. İlk başta kuramı; seni  kız arkadaşların kıskanıyor olacak. Bu durum; kıskanılma durumu hoşuna gidecek! Sonra sık görüşmeler az görüşmelere, yalnızlaştırmaya dönüşecek. Sen de bunları cicim ayları sanıp, mutlu olacaksın! Ol ol tabi, günün sonunda sen evde pineklerken o gezmeye gidiyor olacak 🙂

Ay pardon onları yaptığı hiç bir şey gezmek ya da eğlenmek değil. O okey oynuyorsa yada kağıt oynuyorsa  masada iş bağlamak için. Geç saatlerde dışarda oturuyorsa kuru sandalyede keyfinden değil, ekmek parasından. Aradığında konuşamıyorsa senin gibi evde oturduğundan değil, milletin ağız kokusunu çektiğinden. Sen yazlıkta tatil yaparken o güneşin alnında iş kovalıyorken; millet asgari ücretle zor geçiniyorken, senin burnundan bal damlıyorsa onun sayesinde! Sen de ne kadar şanslı olduğunu farkında değilsin be arkadaşım 🙂

Ben sana durumu şöyle kısaca özetleyeyim: Kısacası sen hiçbir şeysin, o her şey!  

Erkek Nedir? – Volume 3

Bunları niçin yapıyorlar biliyor musunuz?

Bizim gücümüzü kendimize unutturmak için! Bizi önemsizleştirip, kendilerine bağımlı yapmak için! Tamam, bağımlı olayım sana. Sen bana bağımlı değil misin? Hayatına deyen birini bu kadar ötekileştirmeye çalışmak seni adam mı yapıyor peki? Beni güçsüzleştirmek seni ne kadar güçlü hissettiriyor?

Bu bir güç savaşı değil ki. İnsanlar ilişkilerde egolarına yenilip karşılarındakiyle teması iktidar savaşı olarak görüyor. Yanıldığımız nokta savaşta bir kaybeden bir de kazanan taraf olduğu gerçeğidir. Atladığımız şey; ilişki iki kişiliktir, çıkarlar çift taraflı korunmalıdır. Ben kaybettiğimde sen ne kazanacaksın? Ben kazandığımda sen ne kaybedeceksin? Ona bakmak lazım… İktidarı kazandığında, karşındakini kaybettiğinde ne olacak peki? Başın göğe mi erecek? İşte işin en önemli kısmı bu 🙂 Evet! Sen kazandın, güç sende. Ayakta alkışlıyoruz seni harikasın. Ama bir sonraki kişide de farklı olmayacaksın ki, yine aynı olup yine aynı davranışları göstereceksin. Değişmesi gereken başrole getirdiğin “Bayan Oyuncu” değil ki, sensin. Sen senaryoyu değiştirmek zorundasın Kırlent abi. Bayan oyuncu mis gibi. Misafiri istediğin gibi, istediğin sıklıkla değiştirebilirsin, final değişmeyecek 🙂

Özet olarak o kadar kendinize yönelip, egonuza yeniliyorsunuz ki; kazanmayı orta noktada buluşmaya tercih ediyorsunuz ve günün sonunda karşınızdaki “sevdiceğinizi” kaybediyorsunuz. Kadın dediğin varlık, sevmek ve sarmalamak için var!

Abilere çok vurduk! Birazda onları sevmek zamanı  🙂

Yapmamak lazım. Düşünmek, onlara bazı konularda yardım etmek lazım. Gerçekten bilmediklerinden. Dünyaları, korkuları farklı. Boşuna dememiş eski büyüklerimiz “Yuvayı dişi kuş yapar.” diye. Üstünü çizdiğimiz o kadar yaşanmışlıklara, anılara, kahkahalara, ağlamalara, en önemlisi geride bıraktığın yıllara değer mi?  Hadi bakalım biraz düşünün bunu 🙂 Hatta üzerinde biraz daha düşüneceğiniz bir şey daha söyleyeyim. Gelen bundan ne kadar farklı olacak? 🙂

Devrelerinizi yaktım sanki. Ee hayat bu, kadın-erkek ilişkileri bunlar. Benim yazdıklarımla, herkesin anlattıklarıyla, bir arpa boyu yol gidilmiş olsaydı; bugün fizikte ve matematikteki gibi kuramların ispatı yapılmış olurdu. Öyle “Armut piş, ağzıma düş” yok. Maalesef daha çok debeleneceğiz. 

Unutmayın; hayatın bize deydiği noktada, konu bizim duygularımız olduğunda, kazanmak ya da kaybetmek o kadar önemli olmamalı. Siz benim dediklerimi aklınızda tutun ama kalbinizle yol alın, gerisi hikaye…

Hayatı sev, kendini daha çok sev!

Bu yazı dizisinin ilkini okumadan buraya geldiyseniz diye, size bir önceki yazımın linkini bırakıyorum.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle, kendinize iyi bakın öpüyorum sizi!

Erkek Nedir? – Volume 3

Paylaş

Tags from the story
,
More from Burcu Balkan San
Bir Kadının Gözünden Erkek Nedir? – Volume 1
adsense Erkek Nedir? Bir kadeh şarabımı koymuşum, laptopun karşısına oturup hanedanlığımı kurmuşum....
Read More
Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir