Bir Kadının Gözünden Erkek Nedir? – Volume 2

Bir Kadın Gözünden Erkek Nedir?
adsense

Erkek Nedir? – Volume 2

Siz okuyucularla öyle bir noktaya gelmek istiyorum ki benim yazılarımı okurken, kendinize sabah yada öğlen kahvenizi yapmış veya akşam tekli koltuğunuza oturmuş; bir kadeh bir şey koymuş yada bir kupa bitki çayının dumanı tüterken kendinize ait zamana ait olmak istiyorum. Benim yazılarımı okurken satırlarda kendinizi bulmanızı, hayatınıza bir yerden temas etmek istiyorum. Bunu tek taraflı bir yazı gibi düşünmeyin. Yazın bana, bir anınızı anlatın. Beraber kazıp, beraber gömelim kırlent abilerimizi. Hatta bu kategorinin dışında ender bir varlıklaysanız onu da yazın umut olsun. Günün sonunda tek değiliz, biriz 🙂 Belki bir gün eser, biri damarınıza basar bana yazmak isterseniz diye kenara bırakıyorum mail adresimi: [email protected]

Evet nerede kalmıştık! Erkek Nedir? – Volume 2

Erkekler neyle beslenir? Ne yer, ne içerler? Bu sorunun cevabı çok basit! Bizim kanımızla ve bol bol etle 🙂 Çünkü onlar günün sonunda etoburlar. Dünyevi şeyler onların ilgi alanı. Öyle ruha dokunayım, duygusallıktan anlıyım, karşımdakine empati kurayım bunlar onların bildikleri şeyler değil. Hayat onlar için o kadar sıradan, bizden farklı ki; biz up’ken (mutlu iken) onlar down (mutsuz), biz Venüs iken onlar Mars! O kadar farklı gezegenlerdeyiz. 

Düşünsenize bir futbol maçı 90 dakika. Hadi uzatmaları da sayarsan maksimum 5 dakika daha. Adamlar olmuş bitmiş, sonuca bağlanmış bir oyun için, maç sonunda saatlerce yorum yapabiliyorlar ve bunun için ertesi gün maç yorumları programlarını izliyorlar. Bundan da inanılmaz keyif alıyorlar. Bundan nasıl bir keyif aldığını sorduğunda da konuyla ilgili yorumsuz kalabiliyorlar 🙂 İşte ben de bu noktada bu kadar derinliği olan birine neden bel bağladığımızı soruyorum 🙂 

Galiba bunun cevabı toplumsal normlar, kadın-erkek ilişkilerindeki cümleyi anlamlandıran bizim olduğumuz gerçeği. Peki bu gerçeği görmekten neden bu kadar kaçıyoruz? Cümleden çıkaralım bizi, yalın hallerinde kalsınlar bakalım ne kadar yaşabilecekler 🙂 İsterseniz hepsini bir araya toplayıp, tek bir elden yakalım hepsini. Belki rahatlarız. Şaka şaka! 

Benim parmak basmak istediğim nokta kendimizi onlara muhtaç hissetmememiz. Mars da yaşama şartları ne kadar olabilirse, onlarda bizim için o kadar yaşanabilir olsun. Arada bu terimleri de kullanıyorum ki sevdiceğim Astrolog “Yasemin Orman” beni bilgili görsün. Netice de boş sanmasın beni yaseminorman.com’da yazıyorum 🙂 

Reklamımı da yaptım, gömme işine, yani erkekleri ne kadar sevdiğime geri dönebilirim.

Hayatı biz kadınlar o kadar yoğun yaşıyoruz ki aslında farkında bile değiliz. Düşünsenize her şeyimiz bir ritüel, bir seremoni… En basit şekliyle soruyorum size; işe giderken yada arkadaşlarınızla buluşmaya giderken; banyodan çıkmış halinizle saçınızı bile taramadan, üstünüze bir kot, bir t-shirtle çıktığınız oldu mu? Olmaz, olamaz. Karakterimize aykırı. Bir kere deodorant, parfüm kullanmayan kaç kadın var. Bu seferde soruyu karşı cins için soruyorum 🙂 Yüzlerde hafif bir gülümseme görür gibi olup, güçlü hissettirdiğimi düşünüyorum.

Düşünsenize arkadaş düğününe giderken, günler öncesinden yapılan hazırlıklar, pampalarla telefonda saatlerce hangi elbiseyi alsam, dekoltesi nasıl olsun kritikleri… Saç, makyaj için yapılan araştırmaları saymıyorum bile. O düğüne gidene kadar yaşanılan stres ve o streslerle boğuşurken kırlent abilerin “Aman sen böyle de güzelsin, kendini kime beğendireceksin.” cümlesi ve o rahatlıklarıyla seni daha da strese sokması. Ölür müsün, öldürür müsün? İkisi de değil sevelim abileri çünkü onlar başka türlüsünü bilmiyorlar. Hayat onlara bizim gibi konfor alanını yaratabilen kadın gerçeğini vermiş. Beyin gücü biziz. Bir örnekle açıklamak gerekirse, ata arabayı bağlarsın, gideceği yeri sürücüsü belirler. Atı nereye çekersen garibim oraya gider. Yemini, suyunu verir arada da başını okşarsan seni sahibi bilir. İşte bizler sahipleriz 🙂 

Fazlasını vermeye gerek yok, fazlası olursa şaha kalkar. Zapt etmesi zor olur anlatabiliyor muyum 🙂 

Önceliği hep kendinizde tutun. Bu sadece kadın-erkek ilişkileri için değil, tüm ilişkiler için geçerli. Ebeveyn-çocuk, ast-üst yani iki kişiyi içine alan tüm temaslar için. Kendi çizgilerinizi belirleyin. Böylelikle düştüğünüzde sizi birinin kaldırmasına gerek kalmaz, buna ihtiyaç duymazsınız. Siz kendi başınıza kalkıp, üstünüzdeki tozu sirkeleyip yolunuza devam edebilirsiniz. Sadece o yoldan bir daha geçerken bilirsiniz ki dikkatli olmalısınız.

Hayatı sev, kendini daha çok sev!

Bu yazı dizisinin ilkini okumadan buraya geldiyseniz diye, size bir önceki yazımın linkini bırakıyorum.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle, kendinize iyi bakın öpüyorum sizi!

Erkek Nedir? – Volume 2

Paylaş

Tags from the story
,
More from Burcu Balkan San
Mutfakta Biri mi Var?
Yemek yemeyi sevmeyen yoktur diye düşünüyorum. Hayatımızın olmazsa olmazı. Ama iş bir...
Read More
Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir