film

Gizli Sayılar – Kadının Gücü

Filmimizin adı “ Gizli Sayılar ”. Orijinal adı “Hidden Figures” olan filmin yönetmeni Theodore Melfi. 127 dakika uzunluğundaki film, Amerikalı yazar Margot Lee Shetterly’in aynı adı taşıyan kitabından uyarlanmıştır.  Gizli Sayılar filmi 89. Akademi Ödülleri’nde 3, 74. Altın Küre Ödülleri’nde de 2 adaylık elde etmiştir. Filmin IMDB puanı 7.8’dir.

1961 yılında Rusya’nın uzaya gönderdiği ilk uydusu ile NASA üzerindeki baskının arttığı herkesçe bilinen tarihi bir gerçektir. Takvimler Şubat 1962’i gösterdiğinde ise John Glenn, Amerika’nın ilk uzay uçuşunu gerçekleştiren astronotu olarak tarihe geçecektir. Gizli Sayılar filmi ise bu tarihi gelişmenin gizli kahramanları olan Katherine Goble Johnson, Dorothy Vaughan ve Mary Jackson’ın hayatını, dönemin sosyo-kültürel özelliklerine dramatik bir şekilde değinerek anlatmaktadır. Bugün medeniyetin beşiği olarak görülen ABD’de 40-50 yıl öncesine kadar en temel sorunlardan biri olan ırkçılığın yaygınlığı ile siyahi kadınların mühendislik ve bilim alanlarında kendilerini var etmeye çalışırken yaşadıkları zorlukları ele alan bu biyografik film, işlediği evrensel değer temaları adına oldukça kıymetli bir eserdir.

Black – Işığa Doğru

Filmimizin ana karakteri olan Michelle, görme ve işitme yetisini henüz bebekken kaybetmiş, Hintli ve varlıklı bir ailenin ilk çocuğudur. Dünyanın tüm ses ve renklerinden uzak; kendi karanlığına hapsolmuş ve bu karanlıkta kaybolmuş olan Michelle, sekiz yaşına geldiğinde çekirdek ailesi tarafından bir tehlike olarak görülmeye başlar. Doğru yöntemleri kullanamadıkları için eğitemedikleri kızlarının asla eğitilemeyeceğine koşullanan aile, Michelle’i de bu öğrenilmiş çaresizliğe sürükler. Evde kızlarını kaybetmemek için Michelle’in boynuna evcil bir hayvanmışçasına zil takan ve onu bu yöntemle takip eden aile; seyirciye, yıkılamayan toplumsal tabuları adeta sessizce haykırmaktadır. “Normal olmayanı ötekileştir!” Peki, “normal” nedir? “Normallik sınırlarını kim ve ne şekilde belirler?” Bu soruların yanıtlarını bulmadan, emek vermeden, empati kurmadan bilinçsizce Michelle’i hayattan koparan aile iki kardeş arasına yıllar sonra patlak verecek kalın duvarlar örmeyi de ihmal etmez. Engelli bir kıza sahip olmanın yükünü kaldıramayan baba ise, sonunda Michelle’i akıl hastanesine göndermek istese de karısının çabaları sonucu Michelle için özel bir öğretmenden yardım almaya ikna olur. Özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar üzerinde başarılı sonuçlar elde etmiş olan Debraj öğretmenin Michelle’in hayatına dokunması filmde işte tam da bu sahne ile başlar.

Benim Adım Khan – İyi ile Kötünün Savaşı

Bu hafta sizlere Şubat 2010’da gösterime girmiş bir başka Bollywood filminden bahsetmek istiyorum. Filmimizin adı “Benim Adım Khan” . Karan Johar’a ait filmin baş rollerini Shahrukh Khan ve Kajol paylaşmaktadır. 165 dakika uzunluğundaki film, verdiği sosyal ve politik mesajları ile dünya çapında ses getirmiştir. Benim Adım Khan filmi ile oyunculuğunu bir kez daha kanıtlamış olan Shahrukh Khan, Filmfare tarafından 2011 yılında en iyi erkek oyuncu, Kajol en iyi kadın oyuncu ve Karan Johar da en iyi yönetmen ödülünü kazanmıştır. Film bu üç ödül dahil toplamda dokuz farklı ödül almıştır.

Filmin ana karakteri Rızvan Khan küçüklüğünü annesiyle Mumbai’de geçiren asperger sendromlu Hintli bir Müslümandır. Otizm’in bir çeşidi olan bu hastalığın en temel özellikleri; sosyal etkileşime zarar vermesi; beynin gelişimini engellemesi ve bireyde sınırlı ve tekrarlanan davranışlara sebep olmasıdır…

Soraya’yı Taşlamak – Ortadoğuda Kadın Olmak

Filmin ana karakteri olan Soraya, Ali ile evlidir. Evliliklerinin üzerinden geçen yıllardan sonra Ali artık Soraya’yı beğenmemekte; daha genç bir kız ile evlenmek istemektedir. Ali ve Soraya’nın ikisi kız dört çocuğu vardır ancak Ali kızlarını evlat olarak görmemekte; iki çocuğa sahip olduğuna inanmaktadır. Soraya’dan boşanmak isteyen Ali, onu ikna etmek için pek çok fiziksel, cinsel ve psikolojik baskıya başvurmasına rağmen Soraya çocuklarının geleceğini düşünerek boşanmak istemez çünkü Ali’nin kendisine nafaka vermeyeceğinin farkındadır. Erkek çocuklarını kendisini desteklemesi için ikna eden Ali nafaka vermeden boşanmanın yollarını arar.

Hapishane gardiyanlığı yapmış olan Ali, devrim zamanında Şah zamanından kalan mahkumlar arasında olup serbest bırakılan köyün mollasını karısını ikna etmesi için tehdit eder. Molla ise Ali’nin eski suçlarını bildiği için mecbur kalır ve Soraya’ya Ali’den ayrılmasını, para istememesini, ihtiyaçlarını istediğinde kendisinin karşılayacağını zamanla da muta nikahı ile birlikteliklerini devam ettireceğini söyler. Soraya ise inançları ile bağdaşmayan bu çirkin teklifi reddederek yaşadığı cehennem hayatına geri döner.

Dangal-Bir Bollywood Efsanesi

Aralık ayında vizyona giren ancak yeni izleme fırsatı bulduğum bir Bollywood filminden bahsetmek istiyorum. Filmimizin adı Dangal. Hollywood filmlerinin görsel şölenlerine rakip olabilecek boyutta sosyal mesajlar içeren filmin yönetmeni Nitesh Tiwari; başrol oyuncusu ise seyircisine yaşadığı toplumsal normları başarı bir şekilde sorgulatması ile bilinen ünlü Bollywood oyuncusu Aamir Khan. Cinsiyet ayrımcılığı, çocuk yaşta evlilik, Hindistan’daki acımasız eğitim sistemi ve spora yeterli ölçüde önem verilmeyişi filmde işlenmiş ana temalar. Gerçek bir hikayeye dayanan filmde Aamir Khan, Mahavir Singh adlı amatör bir güreşçiyi canlandırmakta.
Dangal, 62. Filmfare Ödülleri’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen (Tiwari), En İyi Aksiyon (Shyam) ve En İyi Erkek Oyuncu (Khan) olmak üzere dört ödüle layık görülmüş olup tüm zamanların en yüksek hasılat yapan Hint filmi olarak sinema tarihine geçmiştir.