Bir Kadının Gözünden Erkek Nedir? – Volume 4

Bir Kadın Gözünden Erkek Nedir?
adsense

Evet nerede kalmıştık?

Bir Kadının Gözünden Erkek Nedir?

Bugün hangi güzel abimizi sevip, sayalım; bağrımıza basalım? Evde dip dibe olup da halinden memnun olan kaç kişi var, el kaldırsın 🙂 Yeni evlenmiş evde mini balayı yaşayan sevgi böcekleri, tabi ki de kaleye mum dikmesin. Sizi bu oylamadan muaf tutuyorum. Bir ilk 6 ayı yada 1 seneyi geride bırakın ondan sonra görüşelim sizinle. Bir gerçeğinizle yüzleşin, Kırlent abinin sizi gerçekten ne gördüğünü anlayın, söz ondan sonra size de bir sandalye vereceğim masada 🙂

Masa demişken evde size yardımcı olan kaç Kırlent abi var? Sofra kurmaya yardım eden yada toplayan? En önemlisi yemeği hazırlayan? Bütün gün çalışan işe gidip gelen bir tek onlar değil ki… Bu ayrımcılığa çok kızıyorum. Biz aşçılığı babamızın hayrına yapıyoruz, onlarsa iş mecrası olarak yapıyorlar. Bütün iyi aşçılar erkek ve para kazanıyor, bu onların mesleği. Kadınlarınsa aşçılık kutsal görevi. Ne güzel dimi?

Aslında parmak basmak isteğim konu bu değildi ama olsun buradan da bir gol atasım geldi 🙂 Hepsi canlarım benim, hiç birini ayırmak istemiyorum. Netice de sevgi dediğin böyle böyle, katlana katlana büyüyor. Ne olur ufaktan yardımcı olsanız bize, bu dünyada birbirimize her türlü ihtiyacımız var. Bakın size diyorum unutmayın; Bir adamı vezir de eden, rezil de eden bizleriz. Basmayın üzerimize. Sevmekten daha da çok sayın bizi! Saygı gösterin ki karşılığını kat be kat alın bizden.

Kadınların iş hayatında neden erkekler kadar özgür olamadıklarını konuşmak istiyorum bugün!

Sırtımızda erkeklerden daha fazla yük ve sorumluluk varken, onlardan daha fazla ayrıcalığa sahip olmamız gerekirken, tam tersi iş dünyasının bize neden zorluk çıkardığına parmak basmak istiyorum. Geçmişten günümüze gelene kadar sürekli varlığımızı ispat etmek zorunda kaldık. Hep savaşçı olmak zorundayız. İlişkilerde de böyle değil miyiz peki? Neyse o konuya şimdilik hiç girmeyelim. Çalışma hayatının üzerinde yoğunlaşalım 🙂 Size bir soru geliyor. Güzellik merkezlerini es geçerek soruyorum. Hangi iş sektörü erkek çoğunluklu değil? Bu soruyu oğluma sordum. Cevabı: Ev hanımlığı dedi :))) Ya siz de bir düşündünüz bulamadınız dimi? Kozmetik sektörüne bile yön verenler, modanın kölesi olan kadınlar için marka yaratanlar, kuaförler, plastik cerrahları-güzellik uzmanları, politikacılar, teknolojiyi yaratanlar, yeme-içme sektörü, son dönemlerin makyözleri… daha sayayım mı?

Hiç uzağa gitmeden tek bir soru sorayım zaten neyi anlatmak istediğimi anlayacaksınız. Dünyanın en zenginlerinin her sene açıklandığı Forbes dergisinde ilk 50’ye hatta ilk 100’e giren kadın var mı :)) Cevap veriyorum: Hayır. Hem çalış, günlük hayatta koştur, eve gel ayrı koştur, çocuğu okula hazırla, yatakları topla, kendin için süslen, akşam yemeğini yap, evi topla, çamaşırı yıka, ütüyü düşün, yarın yapacaklarının programını yap, kuaföre git, alış-veriş yap… STOP!!

Ben de eve işten gelip, yemeğimi yedikten sonra sofrayı toplamadan sadece kalkıp, yatana kadar televizyon karşısında elimde kumanda oturmak istiyorum. Neden olmuyor?

Aslına bakarsan çok basit bir şey istiyoruz ama yapamıyoruz. Çünkü  zor olanı seçmeyi, bize verilen ya da verilmeyen sorumlulukları sırtlanmaya o kadar alışmışız ki; durmayı ya da soluklanmayı unutuyoruz. Galiba durumun özeti yöneten- yönetilen. Ekonomiye can veren çoğunluk biz olsak da yönetilmeyi seviyoruz. Risk almayı sevmiyoruz. O yüzden ticareti yapanlar çoğunlukla erkekler. Fazla garanticiyiz, sevmiyoruz belirsizliği. O yüzden de (bana kızacaksınız ama) iş hayatında erkekler kadar başarılı olamıyoruz. Fazla düşünüp, kafa yoruyoruz. Cesaretli değiliz. Kızmayın ama “İkinciliği” seviyoruz. Hayatı bu moda sokan bizleriz. Sonra da Kırlent abilerin dünyasına atar yapıyoruz. Biz değil sen dediğinizi duyar gibiyim. Kabul edin onları karalamama alttan alttan mutlu oluyorsunuz. Bizi yöneten onlar deyip, işin içinden çıkıyoruz.

Geç bakalım geminin dümenine. Rotayı sen çiz! Açıl denizlere elbet bir kara parçası olacak, göreceksin. Hep bir sığınacak liman arıyoruz. Savaşçılığımızı kendi özgürlüğümüz, gücümüz için kullanmıyoruz. Ama umudum var! Her geçen nesil bir önceki kadın neslinden daha güçlü oluyor. Bir dönüp geriye bakıp, nerden nereye geldiğimizi görmek lazım. Çok değil bir kaç yüzyıl sonra ipler bizim elimizde olacak :)) Çalışma hayatı SADECE bizden sorulacak. Forbes Dergisinin ilk 50’sinde biz kadınlar olacağız, bakın yazıyorum buraya 🙂

Hayatı sev, kendini daha çok sev!

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle, kendinize iyi bakın öpüyorum sizi!

Bir Kadının Gözünden Erkek Nedir? serisinin Volume 3’ü için buraya tıklayabilirsiniz.

Paylaş

Tags from the story
,
More from Burcu Balkan San
Domino Taşları
adsense Uzun bir aradan sonra geri döndüm! Kendimi bıraktığımdan daha farklı, daha...
Read More
Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir