Zamanda Aşk

Zamanda Aşk
adsense

“Hayattaki her an, onu ikinci kere yaşayabilme şansı ile gelseydi, ne olurdu?”

Bu soru cümlesi, “About Time” ( Zamanda Aşk) filminin afiş fotoğrafına, daha doğrusu filmin temasına ait bir soru..

Film, zamanda geriye gidip bir şeyleri değiştirebilme gücüne sahip Tim’in, 21 yaşında bu gizli süper gücünü öğrenmesiyle başlayan olay örgülerine sahip, leziz bir feel good movie.

Peki, filmde başka ne oluyor derseniz..

1)Bir şey değişir, her şey değişir..

  • Kahramanımız Tim, zamanda geri gidip tek bir şeyi değiştirdiğinde, şimdiki zamana her dönüşü onu farklı bir sonuçla karşılıyor. Ve, bazen bu sonuçları beğenmediği, olanı olduğu gibi bırakmak için tekrar eskiye döndürdüğü de oluyor

Varan 1 : Olan, olduğu haliyle her zaman en doğru ve en olması gerekendir. Bugün yaşadığımız hayatın geçmişine dair en ufak bir şey bile değişseydi, biz bugünkü biz olmayacaktık. Esas mesele ise, sahip olduğumuz bugünkü halimizle ve koşullarımızla bir arada bulunmayı becerebilmek. İlla ki bizi çok tatmin eden, çok mutlu olduğumuz bir halde olmak zorunda değiliz elbet, ama her halimizle hemhal olabiliyor isek, zaten bir yerlerde muhakkak “mutluluk ve tatmin” hisleriyle de rastlaşacağız demektir. 

2) Bazen “Ne yaparsan yap, olmuyor bazen”. Peki neden?

  • Hep aşk peşinde koşan Tim, ergenlik dönemlerinde dünya tatlısı bir sarışına aşık oluyor. Aşık olduğu kıza ilan-ı aşk ediyor ve ilk yanıt geliyor : “Bunu bana daha önce söylemeliydin”. Çözüm basit, bildiniz! Zamanı geri alıyor ve tanıştığı ilk gün hislerini ilan ediyor. Cevap ne olsa beğenirsiniz :  “biraz birbirimizi tanıyalım sonra bu konuyu tekrar konuşalım” . Bunu duyan Tim, biz Türkler gibi “Buyrun cenaze namazına” demiyor tabii. Ama anlıyor ki…

Varan 2 : “hiçbir zaman yolculuğu, bir insanın bizi sevmesini sağlayamaz.” Bu cümle filmden alıntı, ama kendi cümlemle de tekrar etmem gerekirse, hayattaki bazı insanlar karşımıza sevgi/sevgili/aşk kılığında çıkıp, bize farklı şeyler öğretmeye çalışırlar, yüzyıllar da geçse, bizim hayatımızdaki görevleri “doğru insan” olmak değil, bizi “doğru insana götüren insan” olmak olacaktır. 

3) Farkında olarak yaşamanın dayanılmaz hafifliği..

  • Filmin son 20 dakikasında başroldeki zaman yolculuğu prensimiz Tim, babasının tavsiyesi üzerine -zamanda geri gitmediği ve normal insanlar gibi geçirdiği sıradan bir günün ardından- yaşadığı her bir günü ikinci kere yaşamak üzere zamanda geri gidiyor ve bakın ne oluyor? Yorgun, sıkıcı, stresli ve gergin bir gün geçiren Tim, aynı günü ikinci kere yaşadığında bu an’ların her birini farkında olarak, dahası içerisine mizah, eğlence, gülümseten an’lar ve pozitiflik katarak yaşıyor. Öğle arasında panikle ve suratsız bir şekilde sandviç aldığı restorana, aynı an’ı ikinci kez yaşarken gülümseyerek ve en pozitif haliyle giriyor, kasadaki garsona gülümseyerek mutlu günler diliyor ve ardında kendisi gibi pozitif hisseden bir garson bırakıyor. Akşam yatağa girerken ise eşine gününün çok güzel geçtiğini söylüyor.

Varan 3 : Hayat, kendinize verdiğiniz kısa molalar haricinde -umarım o molaları veriyorsunuzdur- neredeyse her bir gün bize en ummadığımız senaryolarla türlü oyunlar oynayacak. Bu oyunların kimisi gündelik telaşlar, kimisi ise daha ciddi ve beklenmedik durumlar olacak. Yaşamın fıtratında olan bu düzende esas mevzu silsileye kapılıp gitmek değil, bu tricky an’ların hayatın parçası olduğunu fark ederek, dik durmak ve hayatı fazla ciddiye almamak arasında farkındalıkla dolu bir denge kurmak. Elimizdeki küçük şeyleri genelde fark etme eğiliminde olmasak da, bir gülümsemenin kelebek etkisi, önümüzdeki ciddi işlerden çok daha büyük bir öneme sahip. 

Bu güneşli, enerjik ve fakat çoğunlukla evlerde olduğumuz günlerde, sözü fazla uzatmayacak, bu 3 önemli çıkarımın filmle birlikte damağımda bıraktığı tadı yazıyla beraber zihnime çapa olarak atacağım.. Yani, öyle umuyorum.

Ve siz de zamanı iyi kullanın çünkü bu güneşli, enerjik ve evde tadını çıkardığınızı umduğum günlerde, evlerde de olsak, içine güzellik katılacak, değeri fark edilecek sizi bekleyen onlarca güzel an var.

Yazıyı okumak için bana ve kendinize ayırdığınız vakit için ise kalpten teşekkür ederim.

Buraya kadar okuyanlar için şuraya küçük de bir not bırakıyorum :  

Bu yazıyı hangi gün, hangi saat ve hangi yılda okursanız okuyun, herhangi bir gün ve zamana dair kurduğunuz bir cümleyi, ve dahası bakış açınızı farklılaştırmak için her an bir fırsatınız olduğunu lütfen unutmayın. 

Umarım şu an en değerlilerinizle birlikte sağlıkta, sıhhatte ve afiyettesinizdir..

Sevgiyle.. <3

→İlayda’nın tüm yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaş

More from İlayda Çakmakçıoğlu
Doğum Haritası ve Sen : Yolculuğa hazır mısın?
adsense Doğum Haritası analizim bana anlatılmaya başlandığı ilk an’ı hatırlıyorum. O zamanlar...
Read More
Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir