Astroloji’yi Nasıl Bilirdiniz?

Astroloji'yi Nasıl Bilirdiniz?
adsense

Astroloji’yi Nasıl Bilirdiniz?

Merhaba dünyalı. Ben “Astroloji”…

Hakkında tonla şey yazılan, son zamanlarda dünyadaki popülerliği zirveyi zorlamış, dünyadaki pek çok şey gibi destekleyenleri ve bir o kadar da karşıtları bulunan bir ilim de diyebiliriz.

Gezegenler ve canını sevdiğim Dünya, hareketlerini sürdürmeye, birçok yorum ve öngörü her gün yapılmaya devam ededursun; gelin şimdi tüm bunları kısa bir süre de olsa bir kenara koyun. Eğer benimle ilgileniyor, merak ediyor, beni keşfediyor ve sorguluyorsanız; şimdi size söyleyeceklerimi iyi anlamaya özen gösterin. Zira hakkımda yazılan çizilen ve beni fazlasıyla üzen bazı genel geçer yorumlarla ilgili benim de edeceğim birkaç kelam var. Burada okuduklarınız bundan sonrası için hakkımda daha doğru yorumlamalar yapmanıza şiddetle yardımcı olacak, sizi temin ederim.

Aklınızda kalması için tüm bunları madde madde anlatacağım ve maddeleri önem sırasına göre yazmadığımı bilmenizi isterim. Zira hepsi eşit derecede önemli ve temelde birbirleriyle tutarlı maddeler.

Hadi, kapın çayınızı kahvenizi, koyun bir kenara gezegenlerle dertlerinizi, sohbetimize başlayalım.

1 )  Ne demiş Erol Büyükburç? “Ben fal değilim” :

Evet dünyalı, Türkiye’de yaşıyorsun ve çok küçük yaşlarda kahve falı ile tanıştın. Sonra belki bunu tarot izledi, “şu falcı çok iyi biliyor” diyerek onlarca kişiden geleceğe dair yorumlarını dinledin ve fal ile astrolojiyi karıştırman doğal sayılabilir. Ancak doğrusunu bil; ben fal değilim ve ne yeryüzünde ne de gökyüzünde böyle bir hizmet sunmuyorum.

Senin dünyaya geldiğin o ilk an’da senin için gökyüzünün bir fotoğrafı çekildi ve bu fotoğraf, yani senin doğum haritan, çözülmeyi bekleyen birtakım şifreler içeriyor. İşte ben o şifreleri çözümlediğinde, sana bu biricik hayatında “olacakları, olmuşları ya da olanları” çeşitli “ihtimallerle” ve matematiksel verilerle söylüyorum. Sen hiç, sana seni hayatındaki 12 farklı alanla (aile, iş, aşk, para, sağlık…) anlatan, sonra bir de üzerine ihtimaller sıralayıp bunları nasıl lehine çevirebileceğini, potansiyellerini ve sakınman gerekenleri göstermeye çabalayan bir fal/falcı gördün mü?

Gerçekten gördüysen beni de yönlendirir misin, binlerce yıllık kadim bir ilim olarak o falcının önünde şapka çıkarmaya gideceğim.

2) “Burcun ne?” sorusu beni üzüyor : 

Biliyorum, çok detaylı bir ilim olduğumu ve hakkımda herkesin derin şeyler bilmek zorunda olmadığını. Fakat en azından senden şunu rica edeceğim : Lütfen doğduğun tarihe denk düşen burcun -ki kendisi Güneş Burcu diye anılır- “sadece seninle” ilgili değil, aynı zamanda “sana dair” bir şeyleri de ifade ettiğini ve ifade ettiği şeyi de haritanı görmeden anlayamayacağını bil.

Kendinle ilgili; hayat motivasyonuna, dış görünüşüne, bu hayatta kendini nasıl ifadeedeceğine, hayata karşı nasıl bir yaklaşım içerisinde olacağına dair  konulara yanıt arıyorsan cevap “Yükselen Burç” dediğimiz burçtadır; yükselen burcunu öğrenmek için ise doğum tarihi, yeri ve buna ek olarak da tam doğum saatini bilmen gerekir. Böylelikle yükselenini kolayca öğrenebilirsin ve özelliklerini okursan, en azından kendinle ilgili, ben nasıl algılanıyorum sorusuna cevap verebilecek daha doğru bir genel geçer bilgiye sahip olursun.

“Burcun ne?” gibi geniş kapsamlı bir soru yerine de illaki o kişi hakkında bir şeyler merak ediyorsanız “Yükselen burcun ne?” diye sorabilirsiniz 🙂

3) Felaket Tellalı Değilim:

Biliyorum, Zodyak’ta Başak gibi bir mükemmelliyetçi deli varken, bende de “mükemmel harita” var zannediliyor. Oysa kusursuzluk denilen şey hayattaki en büyük ütopya. Kaldı ki iki simetrik organımız bile, mesela iki gözümüz bile, küçük nüanslarla aslında birbirinden farklı. Biri daha büyük, biri çok az daha küçük vs…

Diyeceğim o ki, nasıl ki muhteşem gözüken şeylerin bile içerisinde tatlı tatlı kusurlar varsa bu hayatta, tüm haritalarda da bu böyledir. Her harita kendi içerisinde potansiyeller ve aynı zamanda birtakım engeller, zorluklar ve mücadele alanları taşır. Eğer doğum haritanızı bilmek, anlamak ve hayatınızı bu kabul ve anlayışla devam ettirmek konusunda bana inanıyor ve güveniyorsanız, gördüğünüz mücadeleci açı ve göstergelerde de yere yığılmamalı, beni “kötülükleri işaret eden” bir felaket tellalı gibi algılamamalısınız. Ben olanı gösterir, ve eğer görebilirseniz kendi içimde çözüm potansiyellerini de size sunarım. 

Son yıllarda kolektif etki olarak da gökyüzünde çok fazla gergin olaya tanık olduğunuzu ve bu algının biraz da son yıllarda oluştuğunun farkındayım. Ancak unutmayın ki ben çok uzun çağlardır insan hayatına ışık tutmaya çabalayan bir ilimim ve sizin farkındalığınızdan önce de bu dünyada çok fazla zorlayıcı süreçler oldu. Bunlar hayatın bir parçası olabilir mi, belki de felaket tellalı ben değilimdir ve hayat iniş çıkışlarla doludur, ne dersiniz?

4) Satürn’ün Üzerine Çok Fazla Geliniyor :

Her gezegenimi ayrı severim, hepsi benim bebeklerim. Onlar da bazen aralarında sürtüşür, bazen kavuşur sarılır, bazen zıtlaşırlar.Ama aslında bilirlerki her gün koskoca evren düzleminde muhteşem ustalıkta bir tiyatro oyunu sergiliyorlar, hepsi bu.

Geçenlerde Satürn ile görüştük, kendisi bugünlerde Kova burcunda seyahat ediyor, toplumsal konular, teknoloji, yeni bir çağa uyanış derken pek tabii baya bir meşgul. Kendisi yazacaktı size bu satırları ancak “sorumlulukları” çok fazla, o yüzden ben aktarıyorum : Astroloji nasıl felaket tellalı değilse, Satürn’de şeytan değil. O size meyve verdiren, köklerinizi güçlendiren şahane bir gübre, ama ne hikmetse sürekli kötüleniyor. Kendinizi baltalamaya ne kadar da meraklısınız ey yeryüzü insanları!

Doğum haritasında Satürn’ü görür görmez, hepinizin beti benzi atıveriyor, görüyorum. Sanki bir doğum haritasında onu görmek kötü bir talihmiş gibi. Oysa Zodyak’taki her gezegen her haritada var ve bir eve denk düşüyor. Bu Satürn arkadaşımızın da gezegenler dünyasındaki rolü, denk düştüğü alanlarda size sorumluluk aldırmak üzere küçük oyunlar oynamak ve…. Evet bazen de yolunuza taşlar koymak. Neden? Hah, işte onu diyeceğim! –Aslında niyeti iyi biliyor musunuz- Önünüze çıkan taşları nasıl kaldırabileceğinize kafa yorun da büyüyün, gelişin, olgunlaşın, tekamül edin diye.. Üstelik büyüdüğünüzü gördüğü an en ışıltılı paketlerde hediyeler getiren de yine Satürn. Bakın tüm gezegenlerimi ayrı severim, hepsi benim için evlat, ama diğer gezegenler de bilir ki Satürn hediye vermeye geldi mi, en güzel hediyeleri seçen gezegenimizdir. Öyle kıyamaz dünyalı dostlarına, haberiniz olsun. 

Ha bir de Satürn hakkında şöyle söylemler var, vallahi taşa dönersiniz günah almayın. 7. evinde Satürn olan evlenemezmiş.. Artık bunca açıklamadan sonra bu kısmını da siz kendinize açıklayın, ben daha ne diyeyim 🙂

⇒Doğum Haritasında Evler ve Anlamları için buraya tıklayabilirsin.

5) Gezegeni Olmayan Evler de Bizden, Onlar da Sevdaya Dahil :

Son maddeye hakkımdaki doğum haritası üzerinden yapılan en “favori” dedikoduyu sakladım.

Bu konuya güzel bir açıklık getireyim :

Ne dedik? Hayat nasıl bir tiyatroysa, gezegenler de yukarıda bir tiyatro oynuyorlar. Hadi tiyatro olmasın da, dizi olsun. Daha çok seviyor toplum malum, örneklemesi daha kolay.

Şimdi sen çiğdem çitleye çitleye Sadakatsiz izliyorsun ya mesela, bana bir söyler misin dünyalı dostum, bu dizi kaç farklı mekanda geçiyor? Tam sayı veremesen de ben diyeyim 5, sen de 10. Peki sen bu mekanların hepsini aynı sıklıkta mı görüyorsun arka planda? Hayır, değil mi?

Hah, işte senin gezegenin olmayan evin de olayı tam olarak bu!

Senaryoya dahil, elbet hayatına eşlik ediyor, ancak hayatında karşına çıkma, belki de problem çözme konusunda seni zorlama sıklığı hayatındaki diğer alanlara göre biraz daha az.. Ama var, oluyor ve olacak.. Hatta zaman gelecek en büyük sevinçler de en büyük sorunlar da bu evden bile çıkacak? Neden? Çünkü o ev de başıboş değil en nihayetinde, gezegeni olmasa bile bir yönetici burcu, ve hatta o burcun da bir yönetici gezegeni var da ondan.. Anlayacağın, üzülme, ben hiçbir evi başıboş bırakmam… Sen kafanı yorma, her şey kontrolüm altında. Sen yeter ki beni doğru anla.

Ben şimdilik gidiyorum dünyalı. Umarım beni daha iyi anlamışsındır, umarım kahve keyfine güzellik katmışımdır. Beni daha çok tanımak istersen, haritayı bile bırak bir kenarıya – zaten sadece doğum haritasıyla sınırlı değilim, bil istedim- kendinle bir sohbete başla.. Kendini keşfetmeye odaklan, sonra zaten ben bir yerlerde muhakkak karşına çıkacağım.

Seni sevgiyle selamlar, yanağından bir makas alırım.

Hadi, ben kaçtım!

Astroloji Nedir? Ne değildir?

Paylaş

Daha fazla: İlayda Çakmakçıoğlu

Neler Oluyor?

Neler Oluyor? Hiç, dünyada süregelen birçok insan ilişkisinin nasıl olup da farklı...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir