“Sen” Aromalı Hayat Tarifi

"Sen" Aromalı Hayat Tarifi

Mutfakta yeteneksiz olduğunu ve beceri yoksunluğunu hunharca savunan en beceriksiz kimse bile, ömrü boyunca en az bir kez mutfağa girer ve o yemeği, o pizzayı, o pastayı yapmayı dener.

Hiç aksini savunmayın, denemediyseniz bile bir gün deneyeceksiniz biliyorum. Zira hayat bu, ne getireceği belli olmuyor, pandemi döneminde mutfağa en uzak insanlardan çıkan yemekleri, ekmekleri gördü bu gözler.

Nereye mi getireceğim konuyu? Bildiniz, hayata..

Daha “süslü” cümlelerle tabir etmek gerekirse; “sizin mutfağınızdan, sizin ellerinizden, sizin denemelerinizden çıkan o yemekler gibi eşsiz biricik hayatlarınıza, hayatlarımıza” da diyebiliriz.

“Ne alaka?” diyenler kadar, “hmm..” diyip iştahı kabaranlar da oldu tahminimce. Tavsiyem, her iki grubun da okumaya devam etmesi. Çünkü bu yazı ağız sulandıran, hayat iştahını kabartan maddeler içeriyor. Canınızı sıkmayacak, tatlı tatlı hayatınıza dönüp baktıracak, hayal dünyalarında sizi koşturacak ve kimbilir belki de zihninizde bir “sen aromalı hayat tarifi” oluşturacak.

Hazırsak başlayalım; “Sen” Aromalı Hayat Tarifi

Ama önce bir noktaya “kalıp” basayım; mutfak kültüründen ufakça farklılaşacağız. Nasıl mı?

Malzeme listemiz yok. Standardımız yok, herkesin malzemesi kendinde, kendine.

Sizden bir tane daha var mı? Var zannetseniz de söyleyeyim, yok.

Benden bir tane daha var mı? O da yok.

Hepimizin hamuru başka. Seçtiği yemek başka, favorisi başka..

Ama her ne olursa olsun, o hamuru lezzetlendirmenin tüm detayları neredeyse aynı.

 

“Sen Aromalı Hayat” ın Yapılışı :

1.Hamurları Tanımak :

*Püf noktası : Dönem dönem değişir bu hamur, ama özünde mutlaka bir yağ, un bulunur. Kaliteli bir hayat temel malzemelerin iyi seçimiyle başlar.

Pizza gibi an’da kalan, kendini hayata sıcacık servis eden bir profilin hamurusun belki. Keyif içerikli, basit ve sade görünen, ama hayatı mest olarak yaşayan..

Ama malum, pizza hamuru dediğin şey her yeniden yapılışta “dinlenmeli”. Mayası, hamurun kıvamı yerinde olmalı ki lezzet körüklensin.

Hayatını yeniden yapılandırırken yeterince dinleniyor musun?

Tuzun, mayan, suyun tam mı?

Yerine, mevsimine, zamanına göre  değişiyor mu süslemelerin? Malum, bir deyişe göre papaz bile her gün pilav yemiyor..

Korkuyor musun yeni lezzetlerden?

Unutma, sen bir pizzasın. Hamurunu sağlam tuttukça, farklı malzemelerinle sen hep değişik ama özel bir tatsın. Dene gitsin, beğenmezsen yeni hamurunla yenisini yaparsın..

 

Peki ya bir kurabiye hamuruysan biraz bazen?

Çevrene ve kendine mutluluk aşılayan, o güzel dünyada ağzıda dağılır gibi keyifle her şeyi keşfe çıkan, her çorbada tuzu, tüm gönüllerde bir izi olan güzellik..

Bak bakalım hamuruna, neler söylüyor sana..

Bilirsin, “alma-verme” dengesi var bu hayatta. Mutlu edeceğim derken şekerini çok kaçırırsan, zarar verir senin tadına..

Diyeceğim o ki, sen sen ol, bir kurabiye isen, malzemelerini tam kıvamla.

Mutluluk verirken, kendine de mutluluk pastasından birkaç dilim ayırmayı sakın ola unutma.

Aromalara gelince…

Çeşitlisin belki sen de, hayatın aromaları gibi.. Ne giydirsek yakışır üzerine, enerjisi muhteşem insanlar gibi..

Bunu koru. Kıymetini bil. Zaman zaman dengeyi sağlamak için “unsuz” bırak kendini. Sessizliğine, sağlıklı alanına çekil.

 

Ekmek hamuruna ne demeli?

Bu dönemlerin, sanki hayatı kendine katmalı, katık etmeli gibi değil mi?

Çıtır çıtırsın, hayatı yaşamaya, kendini ortasına bandırmaya hevesli..

Kimi zaman beyaz undan, kimi zaman ekşi mayalı ama her daim iyi bir hayat eşlikçisi.

İyi bir sağlıklı beslenme uzmanı der ki : “Ekmeği hayatınızdan çıkartmayın. Dengeyle alın.”

Zaman zaman işte tam da böyle ol. Hayatı korkusuzca, bandıra bandıra yaşa.

Fazla kaçırmadan, midende yük olmadan, en sağlıklı versiyonunu seçerek..

 

2. Yeni Bir Hamur Yaratmak :

Zaman olur, kalıplaşmış hamur tariflerine ve çeşitlerine bağlı kalmaz, kendi denemelerini yaparsın. Bu da mümkün.

Baktın malzeme tutmadı, yenisini yap.

Baktın enfes bir karışım tutturdun, tarihte adı yoksa, adını da kendisini de sen “yine de” yap.

Belki de kendin gibi, kendinden bir parçayı da dünyaya armağan etmiş olursun. fena mı? nev-i şahsına münhasır koy hatta sen keşfettiğin yeni hamurun adını..

Geliştir zamanla, zenginleştir, büyüt, çoğalt.

Dünyayı yeniliklerinle ve deneyip yanıldıklarınla parlat.

 

3. Pişirme ve Acil Durum Önerileri :

Hangi hamurla, hayatının hangi dönemlerinde haşır neşir olursan ol, hayatla arandaki sıcaklığı daima optimize et.

Senin fırınınla bir başkasının fırını aynı çalışmıyor.

Ya da damak tatlarınız aynı değil. Bu ikisini unutma bak, sen hamurunu sevdiğin gibi pişir.

Kimi ince hamur pizzayı sever, kimi kalın. Kimi kıtır kıtır ekmek sever, kimi yumuşak.

Peki pişirme işlemi nasıl olacak?

Senin damak tadına göre.

Pişirme süresini ne yapacağız?

Fırınını tanıyan sensin, sevdiğin lezzeti bilen de sensin. Kimsenin standartlarına gelme, pişerken hamurunu iyi kontrol etmen yeterli. Senin istediğin kıvama gelince anlayacaksın zaten, endişe etme.

 

4. Süsleme :

İşte, seni en çok sen yapan detaylardan biri daha.

Her ne çıkarırsan çıkart ortaya, iyi bir lezzet üzerinde süsleri olmadan hep biraz eksiktir.

İyi bir insan olmaya çabalarken, hayatı iyi ve güzel deneyimlerle yaşamak için uğraşırken, onu süslemeyi sakın ola ihmal etme.

Uzayan kaşar peyniri gibi uza hayatın ve dünyanın dört bi yanına, yeni peynirler deneyimle hatta, serpiştir pizzana.

Kurabiyenin üzerinde eriyen bitter çikolata şahane, ama bir de yeni keşif Ruby çikolata var hani, onu da dene.

Kombinasyonların içinde kaybol.

Yeni süslemelerle değişen lezzetlerin tadına her baktığında, onu bir daha yapıp yapmayacağına tam o an karar ver, ve bu karara sahip çık.

 

Son olarak, malum zihin bu, unutuyor. Tekrar etmesi, çalışması, hatırlaması lazım.

Sana senden gelen her lezzeti, bir tarif defterine mutlaka kaydet.

Tekrar tekrar denenmek, paylaşılmak ve lezzetli bir hayat sürmek için..

 

Afiyet olsun 🙂

“Sen” Aromalı Hayat Tarifi

Bir önceki yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaş

Konuyla ilgili etiketler
,
Daha fazla: İlayda Çakmakçıoğlu

Yeni’nin Anahtarı

Zaman denilen kavram, sandığımız gibi standart değil ve göreceli. Hayatın saati, 24...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir