Dikkat! Bahar geliyor… Depresyonu ile beraber!

Bahar depresyonu diye bir şey var!

Ben ve benim gibi kıştan pek de haz etmeyen insanların dört gözle beklediği, güneşin yavaş yavaş kendini göstermeye başladığı o muhteşem günlerdeyiz. Montlar, kazaklar, çizmeler yerini şortlara, tişörtlere, çiçekli elbiselere, sandaletlere bıraktı. Bahar geldi bahar…

Artık ısınmak için ısıtıcılara, kat kat giyinmeye ihtiyacımız yok. Hasta olduk olacağız endişesi ile sokağa çıkmamaya veda ediyor; “Hava 7’de kararıyor zaten”, “Aman ne gerek var otur oturduğun yerde”,” Yarın iş var” bahanelerimizi yavaş yavaş rafa kaldırıyoruz…  Her yeni gün de daha aydınlık bir sabaha uyanıyoruz, gün boyu güneş eşlik ediyor bize, günler uzuyor ve biz aklımızdakileri gerçekleştirmek için daha fazla fırsat buluyoruz. Kış boyu ertelediğimiz, üşendiğimiz ne varsa harekete geçmenin zamanı geldi. Bir şeylere başlamak için o hep beklediğimiz “pazartesi günleri” tam da bu pazartesi günleri 🙂

Bir de bahar mağdurları var tabii…

Her şeyin yeniden canlandığı, doğanın yeniden yaşamla buluştuğu, kendisini en güzel renklerle gözlerimizin önüne sunduğu bugünlerin de mağdurları var. Onlar bahar depresyonu yaşayanlar.

Bahar onlar için tam bir kâbus çünkü onlar havaların ısınmasıyla birlikte kendilerini yorgun, halsiz, isteksiz ve umutsuz hissetmeye başlıyorlar. Önlem alınmadığı takdirde ciddi uyku problemlerine, anksiyete bozukluklarına ve hatta zaman zaman kişilerin intihara eğilimli bireyler haline gelmesine neden oluyor.

Peki… Kim bu mağdurlar?

Bahar depresyonu’nun en sevdiği insan, etrafında her an her dakika bir yeniden doğuşa şahit olan fakat kendi yeniden doğuş hikâyesi yazamayacak kadar meşgul olan metropol insanıdır… Her sabah duyduğu alarm sesine aylar sonra ilk defa dışarıdaki kuş cıvıltıları eşlik etmiştir. Kontağı çevirirken fark eder ki mahallenin kedileri ısınmak için arabasının motoruna saklanmaktan vazgeçmişlerdir. Bahçesinde dalları baştan aşağı beyaza bürünmüş kiraz ağacı, havada inceden inceye yaseminle karışmış aşk kokusu vardır; aklında ise sabah 9’da hazır bulunması gereken o çok önemli toplantı…

Trafiğe takılmamak için bir saat öncesinden yola koyulur ve güne kendisi gibi trafiğe takılmamak için bir saat önce yola çıkan diğer beyaz yakalılarla birlikte başlar. Yol boyunca sadece kendisi için harcayacağı zamanın hayalini kurar. O gün geldiğinde yapılacak ne kadar çok iş vardır. Kışlıklar kaldırılacak, yazlıklar dolaptaki yerlerini alacaktır. Kuaföre gidilecek, bahara hazırlık yapılacaktır. Yaz demek, deniz ve güneş demektir, en kısa sürede spora ve diyete başlanacaktır.  Uzun zamandır görüşmediği arkadaşlarıyla görüşecek, o en sevdiği deniz kenarındaki mekâna gidecek, Caddebostan Migros’un arkasında çimlere uzanıp kitap okuyacaktır…  Derken toplantı başlar, toplantı biter. Elde yeni döneme ait yapılması gerekenler listesi vardır. O sadece kendisine harcayacağı vakit bir türlü gelmez, kış alışkanlıkları kaldığı yerden devam eder, hayatına baharı bir türlü getiremez metropol insanı…

Bahar depresyonu ‘nu hafif atlatmak için neler yapmalı…

“Kim bilir belki de bahar depresyonu diye adlandırdığımız şey, kişinin çevresinde yaşadığı değişim ve dönüşüme ayak uyduramamasının verdiği yabancılık ve geç kalmışlık hissinden başka bir şey değildir…“

Öncelikle kış alışkanlıklarımıza veda etmeye ve yeniden doğmaya tüm kalbimizle niyet edeceğiz. Elimize kağıt kalem alıp kendimize kolay hedeflerden zora doğru ilerleyen bir yapılacaklar listesi hazırlayacağız. Bu bizim yeniden doğuş hikayemiz olacak ve gerçekleştirdiğimiz her bir maddenin yanına ✓ koymanın mutluluğunu yaşayacağız. Yavaş yavaş hayatımızın kontrolünü elimize almaya başladığımızın kanıtı olacak o ✓ler ve izin verirseniz ilk maddeyi sizin yerine ben yazmış olacağım.

Madde 1: “Kendin ve yaşamak istediğin tüm değişim ve dönüşüm için her gün 10 dakika kapat gözlerini, nerede olduğunu, kiminle olduğunu ve ne kadar mutlu olduğunu hayal et.”

 

Bir de dilerseniz Depresyon ve Anksiyete için Yoga yazımıza göz atabilirsiniz.

Youtube‘ta Yasemin’in hazırladığı herkesin yapabileceği bir Yoga videosu da mevcut. Aşağıya bıraktım.

Deniz

Paylaş

More from Deniz Bingöl

Gelecekteki Sevgilim ‘e Mektup

Eğer az da olsa birbirimize benziyorsak birlikte çok eğleneceğiz… Hiçbir zaman bitiremeyeceğimiz...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir